Van'ın Erciş ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Sami Demir, uzun yıllardır sürdürdüğü sıra dışı hobisiyle hem çevreyi temizliyor hem de estetik değer taşıyan eserler ortaya koyuyor. Geçimini oto yedek parçası satarak sağlayan üç çocuk babası Demir, 35 yıl önce başladığı bu yolculukta, doğaya atılan her türlü materyali birer sanat objesine dönüştürmeyi başardı. Günümüzde evini ve iş yerini adeta bir galeriye çeviren Demir, atıkların aslında birer çöp olmadığını, doğru bir bakış açısıyla sanata dönüşebileceğini kanıtlıyor.

Doğadan gelen ilhamla şekillenen eserler
Sami Demir'in atölyesine dönüştürdüğü mekanlarda, metal parçalar, odun parçaları ve doğadan topladığı kuru yapraklar gibi pek çok farklı materyal bir araya geliyor. Yıllar içinde biriktirdiği 500'ü aşkın tablo ve biblo, sanatçının sabrını ve çevreye olan derin bağlılığını gözler önüne seriyor. Demir, her bir parçayı özenle işleyerek, atıkların estetik bir form kazanması için saatlerce uğraş veriyor. Bu süreçte sadece görsel bir güzellik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda atık yönetimi konusunda da sessiz bir farkındalık oluşturuyor.

Çevre bilinci için bir ömür adadı
Sanat çalışmalarının temelinde yatan en büyük motivasyonun çevre kirliliğine karşı duyarlılık oluşturmak olduğunu vurgulayan Demir, gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmanın önemine dikkat çekiyor. Gençlerin çevre konusunda daha bilinçli yetiştirilmesi gerektiğini savunan sanatçı, doğanın korunmasının ancak eğitimle mümkün olabileceğini ifade ediyor. Kendi çabasıyla çevreyi temiz tutmaya çalışırken, aynı zamanda insanlara doğaya karşı daha sorumlu davranmaları için ilham veriyor.

Sanatla gelen toplumsal sorumluluk
Demir, yaptığı çalışmaların sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir toplumsal sorumluluk projesi olduğunu belirtiyor. Çevreden topladığı her bir atığın, aslında doğaya verilen bir zararın önüne geçilmesi anlamına geldiğini ifade eden Sami Demir, herkesi çevreye karşı daha duyarlı olmaya davet ediyor. 35 yıllık bu tutku, bugün Erciş'te yaşayan pek çok kişi için çevre bilincinin sembolü haline gelmiş durumda. Sanatçı, eserlerini sergileyerek bu mesajı daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.




