Van Gölü'nün turkuaz sularına uzanan, el değmemiş koyları ve bin yıllık tarihi mirasıyla dikkat çeken Deveboynu Yarımadası, yeni bir döneme adım attı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla Türkiye'nin 54'üncü milli parkı olarak tescillenen bu özel bölge, artık devletin koruması altında geleceğe taşınacak. Van'ın Gevaş ilçesi ile Bitlis'in Tatvan ilçesi sınırları içerisinde yer alan ve yaklaşık 12 bin 533 hektarlık geniş bir alanı kapsayan yarımada, doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin yaban hayatıyla da dikkat çekiyor. Yaklaşık iki yıldır süren titiz çalışmaların ardından alınan bu karar, 31 Ağustos tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Karar kapsamında, bölgedeki yerleşim alanlarının milli park sınırlarının dışında tutulması ise yerel halkın yaşam alanlarının korunması adına önemli bir detay olarak öne çıktı.

Bölge Halkının Beklentisi Hizmet ve Kalkınma
Bölgede yaşayan vatandaşlar, milli park statüsünün getireceği yenilikleri merakla bekliyor. Altınsaç Mahallesi Muhtarı Faysal Akbaş, kararın bölge için hayırlı olmasını dileyerek, devletin vatandaşını mağdur etmeyeceğine olan inancını vurguladı. Akbaş, bölgenin dört mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu belirterek, özellikle son yıllarda artan ziyaretçi trafiğiyle birlikte çevre kirliliği gibi sorunların yaşandığını ifade etti. Muhtar Akbaş, kendi imkanlarıyla bölgedeki çöpleri temizlemeye çalıştığını belirterek, milli park statüsüyle birlikte bu tür sorunların profesyonel bir yönetimle çözüme kavuşacağını umut ettiklerini dile getirdi. Özellikle Saint Thomas Kilisesi gibi tarihi yapıların bulunduğu bölgenin, bilinçsiz ziyaretçilerden korunması gerektiğinin altını çizen Akbaş, devletin bu alana el atmasının en büyük beklentileri olduğunu belirtti.

Turizm Potansiyeli ve Ekonomik Dönüşüm
İn Köyü sakinlerinden Ubeyd Avcı, milli park kararının bölgeye sağlayacağı katkıların köylüler tarafından merakla beklendiğini ifade etti. Köyde doğup büyüyen Avcı, devletin bu kararı alırken bölgenin çıkarlarını gözettiğine inandıklarını belirterek, turizm hareketliliğinin köylerine ciddi bir ekonomik katkı sunmasını beklediklerini söyledi. Bölgenin temel geçim kaynakları olan hayvancılık ve balıkçılığın, turizmle desteklenmesi durumunda bölge halkının refah seviyesinin artacağı düşünülüyor. İn Köyü Muhtarı Agit Avcı ise bölgenin bakımsızlık sorununa dikkat çekerek, milli park statüsünün bir milat olmasını temenni etti. Muhtar Avcı, turizmin bölgeye entegre edilmesiyle birlikte hem hayvancılığın hem de balıkçılığın daha değerli hale gelebileceğini, bu sayede köylünün memnuniyetinin artacağını vurguladı.

Doğal ve Tarihi Mirasın Geleceği
Deveboynu Yarımadası, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda barındırdığı tarihi dokuyla da Türkiye'nin önemli turizm destinasyonlarından biri olmaya aday. Milli park ilan edilmesi, bölgenin kontrolsüz yapılaşma ve çevre kirliliği gibi tehditlerden arındırılmasını sağlayacak. Yerel halk, bu kararın sadece bir statü değişikliği değil, aynı zamanda bölgenin kalkınması için bir fırsat olduğunu düşünüyor. Özellikle yol, altyapı ve çevre düzenlemesi gibi temel hizmetlerin iyileştirilmesi, bölgeye gelecek turist sayısını artırırken, yerel halkın yaşam kalitesini de doğrudan etkileyecek. Devletin koruma altına aldığı bu saklı cennet, artık daha planlı ve sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Bölge sakinleri, devletin bu adımıyla birlikte hem doğanın korunacağını hem de köylerinin hak ettiği değeri göreceğini umut ediyor.




