Fiji'de gerçekleştirilen ve COP31 öncesi son hazırlıkların masaya yatırıldığı Pre-COP toplantıları, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir dönemin habercisi oldu. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, küresel iklim eylemi konusunda oldukça net bir duruş sergileyerek, uluslararası toplumu samimiyete davet etti. Kurum, iklim krizinin artık bir varoluş meselesi haline geldiğini belirterek, sadece söylem üreten ancak eyleme geçmeyen taraflara karşı sert bir uyarıda bulundu.

Söz Değil İcraat Zamanı
Bakan Kurum, COP31 sürecinin şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla yürütüldüğünü ifade ederek, 1,5 derece hedefinin yakalanabilmesi için emisyon azaltımının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Uzun yıllardır fosil yakıtlardan çıkış konusunda kararsız bir tutum sergileyen dünyaya seslenen Kurum, eğer bu eylem gündeminde samimi olunmayacaksa rol yapılmaması gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin 2053 hedefleri doğrultusunda 2035 yılına kadar emisyonları yüzde 20 oranında azaltmayı, elektrifikasyon oranını yüzde 35'e çıkarmayı ve enerji verimliliğini artırmayı hedeflediğini belirten Kurum, bu hedeflerin sadece birer kağıt üzerinde kalmayacağını, uygulama odaklı bir süreç izleyeceklerini belirtti.

Deprem Felaketinden Alınan Dersle Küresel Sorumluluk
Türkiye'nin 6 Şubat depremleri sonrasında sergilediği hızlı ve kararlı yeniden inşa sürecini örnek gösteren Kurum, irade gösterildiğinde nelerin başarılabileceğini kanıtladıklarını ifade etti. İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konutu tamamlayarak 2 milyon insanı güvenli yuvalarına kavuşturan Türkiye'nin bu tecrübesini iklim değişikliğiyle mücadeleye taşıdığını belirten Kurum, dünyayı da aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmeye çağırdı. Özellikle Tuvalu gibi iklim krizinin ön cephesinde yer alan ve yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalan ada devletlerinin durumuna dikkat çeken Kurum, dünyanın bu trajediye seyirci kalmaması gerektiğini vurguladı.

Finansman Adaletsizliğine Karşı 4 Adımlı Yol Haritası
İklim finansmanına erişimdeki adaletsizlikleri çarpıcı verilerle ortaya koyan Kurum, dünyanın imkansızlık içinde olmadığını, aksine kaynakların yanlış yerlerde kullanıldığını savundu. Bir yılda en az gelişmiş ülkelere ulaşan iklim finansmanının, dünyanın sadece bir haftalık gıda israfına denk geldiğini belirten Kurum, lüks tüketim harcamalarının ise bu fonları katladığını hatırlattı. Finansman için dört temel adım öneren Kurum; başvuru süreçlerinin kolaylaştırılmasını, fonların ülkelerin kendi kalkınma önceliklerine göre şekillendirilmesini, borç yerine dayanıklılık odaklı hibe sistemlerinin artırılmasını ve taahhütlerin takvime bağlanmasını talep etti. Kurum, İklim Uygulama Köprüsü projesiyle sözlerin somut projelere dönüşmesini sağlayacaklarını belirterek, Antalya'da düzenlenecek COP31'in bir sonuç zirvesi olacağını yineledi.




