Havadis | Videolar | Dünya | Kaptan çaresizliği kayıtlara yansıdı: Gemi gemi değil, dümen dümen değil

Kaptan çaresizliği kayıtlara yansıdı: Gemi gemi değil, dümen dümen değil

Girne açıklarında 30 Ağustos tarihinde yaşanan ve büyük bir trajediye dönüşen gemi kazasıyla ilgili soruşturma derinleşiyor. Sekizinci kez hakim karşısına çıkan 9 şüphelinin tutukluluk süresi uzatılırken, geminin seyir kayıtlarındaki çarpıcı ifadeler ihmal iddialarını güçlendirdi.

Girne açıklarında 30 Ağustos tarihinde yaşanan ve büyük bir trajediye dönüşen gemi kazasıyla ilgili soruşturma derinleşiyor. Sekizinci kez hakim karşısına çıkan 9 şüphelinin tutukluluk süresi uzatılırken, geminin seyir kayıtlarındaki çarpıcı ifadeler ihmal iddialarını güçlendirdi.

KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne kıyılarında 30 Ağustos tarihinde meydana gelen ve çok sayıda insanın hayatını kaybettiği elim gemi kazasına ilişkin yürütülen adli süreçte yeni bir aşamaya gelindi. Kazanın ardından başlatılan ve titizlikle sürdürülen soruşturma kapsamında, aralarında şirket yetkilileri, kaptanlar, makinistler ve mürettebatın bulunduğu 9 şüpheli, sekizinci kez Girne Kaza Mahkemesi'ne getirildi. Yargıç Mine Gündüz Serden'in huzurunda gerçekleştirilen duruşmada, mahkeme heyeti soruşturmanın kapsamlı bir şekilde devam ettiğini göz önünde bulundurarak şüphelilerin tutukluluk hallerinin 7 gün daha uzatılmasına hükmetti. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla karşı karşıya olan şüpheliler hakkındaki hukuki süreç, yeni delillerin dosyaya eklenmesiyle daha da karmaşık bir hal alıyor.

Kayıtlardaki vahim itiraflar ve silinen deliller

Duruşma esnasında mahkemeye sunulan en dikkat çekici bulgular arasında geminin seyir veri kayıt cihazından (VDR) elde edilen veriler yer aldı. Toplamda 68 günlük bir kayıt kapasitesine sahip olan cihazın şu ana kadar 12 günlük kısmı detaylı bir şekilde incelenebildi. Bu kayıtlarda, geminin jeneratör sisteminden dümen mekanizmasına ve egzoz yalıtımına kadar pek çok noktada ciddi teknik aksaklıklar yaşandığına dair mürettebat arası konuşmaların geçtiği tespit edildi. Özellikle kaptanın kayıtlara yansıyan Gemi gemi değil, dümen dümen değil şeklindeki ifadeleri, geminin denize elverişli olmadığına dair iddiaları destekler nitelikte bulundu. Ayrıca, gemideki teknik arızaların şirket yönetimine bildirilmesi amacıyla gönderildiği düşünülen bazı e-postaların silindiği ve bu dijital izlerin kurtarılması için çalışmaların sürdüğü mahkemeye aktarıldı. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmalar, gemideki bu kronik sorunların Liman Başkanlığı'na hiçbir şekilde bildirilmediğini de ortaya koydu.

Adalet arayışındaki ailelerin mahkeme önündeki bekleyişi

Soruşturma süreci sadece teknik detaylarla değil, aynı zamanda kazanın mağduru olan ailelerin adalet arayışıyla da gündemde kalmaya devam ediyor. Duruşma günü Girne Kaza Mahkemesi önünde toplanan hayatını kaybedenlerin yakınları ve halen kayıp olan yolcuların aileleri, sorumluların bir an önce cezalandırılması talebiyle protesto gerçekleştirdi. 30 Ağustos tarihinde Girne Limanı'ndan Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere 259 yolcu ve 8 mürettebatla yola çıkan geminin, limandan ayrıldıktan kısa bir süre sonra su alarak alabora olmasıyla başlayan süreçte, 239 kişi kurtarılmış ancak 27 kişinin cansız bedenine ulaşılmıştı. Kazanın üzerinden geçen zamana rağmen, 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu'nun bulunamamış olması, arama çalışmalarının devam ettiği bölgede hüzünlü bir bekleyişe neden oluyor. Sahil Güvenlik ekipleri, küçük çocuğa ulaşabilmek adına çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Teknik incelemeler ve bilirkişi raporları bekleniyor

Mahkeme sürecinin bir sonraki aşamasında, Türkiye'den gelecek olan bilirkişi raporları ve teknik belgelerin dosyaya dahil edilmesi bekleniyor. Soruşturma kapsamında teknik uzmanların görüşlerine başvurulmaya devam edilirken, VDR kayıtlarının geri kalan kısmının incelenmesiyle birlikte kazanın teknik nedenlerinin çok daha net bir şekilde ortaya çıkması hedefleniyor. Şüphelilerin tutukluluk sürelerinin uzatılması, mahkemenin delillerin karartılma ihtimaline karşı aldığı bir tedbir olarak değerlendiriliyor. Teknik denetimlerin ve sefer izinlerinin mercek altına alındığı bu süreçte, geminin teknik sorunlarının neden görmezden gelindiği ve gerekli bildirimlerin neden yapılmadığı soruları, davanın seyrini belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Hukuki süreç, hem teknik verilerin analizi hem de tanık ifadelerinin birleştirilmesiyle, kazanın tüm boyutlarıyla aydınlatılması adına kritik bir aşamada ilerliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız