İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş'un Kıbrıs meselesine dair yaptığı tarihi hatırlatmalarla dikkat çeken bir tartışmaya sahne oldu. İtalya Temsilciler Meclisi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen oturumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou'nun Türkiye'ye yönelik asılsız iddialarda bulunması üzerine Kurtulmuş, kürsüden net bir duruş sergileyerek uluslararası kamuoyuna gerçekleri anımsattı. Kurtulmuş, Kıbrıs'ta Türk tarafının yok sayıldığı hiçbir çözüm modelinin kabul görmeyeceğini vurguladı.

Tarihi gerçekler ışığında 1960 ve 1963 kırılmaları
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasında Kıbrıs meselesinin kökenine inerek üç kritik tarihi dönemeçten bahsetti. İlk olarak 1960 yılındaki ortaklık anlaşmasına dikkat çeken Kurtulmuş, o dönemde Türklerin ve Rumların birlikte var olduğu bütünleşik bir Kıbrıs devletinin kurulduğunu ve bu yapının İngiltere, Türkiye ve Yunanistan'ın garantörlüğünde olduğunu hatırlattı. Ancak bu meşru yapının 1963 yılında Yunanistan'daki cuntacılar ve Enosis yanlısı güçler tarafından hedef alındığını belirten Kurtulmuş, o dönemde yaşananların bir istila değil, meşru hükümete karşı gerçekleştirilen bir darbe girişimi olduğunu ifade etti. Bu darbenin, adadaki ortak yaşam iradesini ortadan kaldırdığını savundu.

1974 Barış Harekatı'nın meşruiyeti
Kurtulmuş, 1963 ile 1974 yılları arasında geçen 11 yıllık süreci, Türkiye'nin diplomatik sabrının ve barışçıl çözüm arayışlarının dönemi olarak tanımladı. Bu süreçte yaşanan katliamların ve soykırım girişimlerinin Türkiye'yi harekete geçmeye mecbur bıraktığını belirten Kurtulmuş, onlarca köyde masum gençlerin, kadınların ve çocukların hedef alındığını kaydetti. Türkiye'nin 1974 yılında gerçekleştirdiği Barış Harekatı'nın, uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakkının bir gereği olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bu müdahalenin adaya barış ve huzur getirdiğini savundu.
Eşit yurttaşlık vurgusu ve geleceğe bakış
Konuşmasının sonunda Kıbrıs'ın geleceğine dair net mesajlar veren TBMM Başkanı, adada Rumlar ve Türklerin tarihten beri var olan iki ayrı halk olduğunu bir kez daha yineledi. Türk tarafının yok sayıldığı bir çözümün mümkün olmadığını belirten Kurtulmuş, Kıbrıs Türk halkının kıyamete kadar adada eşit yurttaşlar olarak yaşamaya devam edeceğini ifade etti. Kurtulmuş'un bu kararlı tutumu, Avrupa'nın merkezinde Kıbrıs meselesinin gerçek boyutlarını ortaya koyan bir diplomatik hamle olarak değerlendirildi. Türkiye'nin garantörlük haklarından taviz vermeyeceğinin altını çizen Kurtulmuş, uluslararası platformlarda Kıbrıs Türklerinin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirtti.