İtalya'nın başkenti Roma, küresel gıda ve su güvenliğinin geleceğini belirlemek üzere düzenlenen Dünya Gıda Forumu'na ev sahipliği yaptı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) çatısı altında gerçekleştirilen Roma Su Diyaloğu Yüksek Düzeyli Oturumu'nda Türkiye'yi temsil eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, suyun sadece bir doğal kaynak değil, insan yaşamının ve gıda üretiminin temel taşı olduğunu vurgulayan kritik açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin iklim değişikliği ve kuraklık gibi küresel tehditlere karşı geliştirdiği kapsamlı stratejileri uluslararası kamuoyuyla paylaştı.

Kuraklıkta proaktif yönetim dönemi
Bakan Yumaklı'nın konuşmasında öne çıkan en dikkat çekici başlık, Türkiye'nin gelecek 10 yılını kapsayan Ulusal Su Planı oldu. Kuraklık oluştuktan sonra müdahale etme anlayışını terk ettiklerini belirten Yumaklı, hedeflerinin riski önceden tespit etmek olduğunu ifade etti. Bu kapsamda 25 farklı havza için özel kuraklık yönetimi planları hazırlandığını belirten Bakan, 2027 yılına kadar tamamlanması planlanan Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemleri ile su yönetiminde dijitalleşmenin ve veriye dayalı kararların önceliklendirileceğini duyurdu. Suyu merkeze alan bir üretim planlamasıyla, hangi ürünün hangi bölgede yetiştirileceğinin belirlendiğini kaydeden Yumaklı, bu sayede hem çiftçilerin gelirlerinin güvence altına alındığını hem de su kaynaklarının korunduğunu belirtti.

Gazze'deki insani krize dikkat çekti
Su ve gıdaya erişimin sadece teknik bir konu olmadığını, aynı zamanda derin bir insani sorumluluk taşıdığını vurgulayan Bakan Yumaklı, konuşmasında Gazze'de yaşanan ağır insani duruma da değindi. Gıda ve suyun hiçbir koşulda siviller üzerinde bir baskı veya cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Yumaklı, çocukların temiz suya ve gıdaya erişiminde yaşadığı zorlukların tüm dünya için acı bir ders olduğunu ifade etti. Bu temel ihtiyaçlara kesintisiz erişimin sağlanmasının küresel bir sorumluluk olduğunu belirten Bakan, kriz dönemlerinde suyun stratejik öneminin daha da arttığına dikkat çekti.

COP31'de su, gıda ve iklim bağı masada
Uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yapan Bakan Yumaklı, FAO ile yürütülen teknik iş birliklerinin ve veri paylaşımının ülkelerin su yönetim sistemlerini güçlendirdiğini belirtti. Türkiye'nin Gediz Havzası'nda yürüttüğü Sürdürülebilir ve Entegre Su Kaynakları Yönetimi Projesi'nin bu alandaki başarılı bir örnek olduğunu hatırlatan Yumaklı, önümüzdeki dönemde Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesine yönelik önemli bir çağrıda bulundu. Su, gıda ve iklim arasındaki kopmaz bağın COP31'in merkezine taşınacağını belirten Bakan, Turkuaz Nexus Girişimi ile ülkelerin kendi şartlarına uygun somut çözümler üretebilecekleri ortak bir mekanizma kurmayı hedeflediklerini açıkladı. Bakan Yumaklı, tüm katılımcıları bu ortak çabaya katkı sunmak üzere Antalya'ya davet ederek, sürdürülebilir su yönetimi konusundaki kararlılıklarını yineledi.
