İstanbul'u etkisi altına alan ve 14 Ekim tarihinde Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde ciddi su baskınlarına yol açan şiddetli sağanak yağış, bölge sakinleri için unutulması güç bir felakete dönüştü. Dere yataklarının taşması ve çevredeki hafriyat ile molozların sürüklenmesiyle evleri çamur ve balçıkla dolan vatandaşlar, büyük bir mağduriyet yaşadı. Olayın hemen ardından bölgeye intikal eden İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra evlerin temizlenmesi ve kullanılamaz hale gelen eşyaların tahliyesi için yoğun bir çalışma başlattı.

Felaketin ortasında gelen yardım eli
Selden doğrudan etkilenen ve evleri sular altında kalan mahalle sakinleri, yaşadıkları korku dolu anları ve sonrasında gelen desteği dile getirdi. Muhsin Sarımehmet, suyun yükselme hızının inanılmaz olduğunu belirterek, sadece birkaç dakika içinde evine ulaşmaya çalıştığını ve canını zor kurtardığını ifade etti. Sarımehmet, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: Karşı taraftan buraya gelene kadar maksimum iki üç dakika geçmedi. Üç dakika içerisinde buraya kadar kendimi suyun içerisinden eve zor attım. Evimiz dere yatağının hemen kenarında olduğu için suyun gelişini kapımızda gördük. Arka taraftan gelen hafriyatlar, molozlar ve ağaçlar birikince taşma kaçınılmaz oldu. Çamur ve balçık her yeri doldurdu, kısacası canımızı zor kurtardık.

Seferberlik ruhu yaraları sarıyor
Bölgedeki temizlik çalışmalarına katılan jandarma ekiplerinin yanı sıra AFAD ve belediye ekiplerinin de koordineli bir şekilde çalıştığı gözlendi. Muhsin Sarımehmet, devletin tüm birimlerinin yanlarında olduğunu vurgulayarak, Jandarmalar, arama kurtarma ekipleri, AFAD, herkes geldi. Evimizi temizlediler, sağ olsunlar. Belediye olarak, AFAD olarak, jandarma olarak bütün herkes bizim için seferber oldu. Maddi, manevi olarak, yemek olarak her konuda arkamızda olduklarını belirttiler. Bu bize yeter, artar bile. Bizim için çok önemli, çok değerli bu yapılan şeyler. Maneviyat olarak zaten canımızı kurtardığımıza şükrediyoruz, dedi.

Orman yolundan kaçış ve yeniden umut
Felaketin boyutlarını anlatan bir diğer mahalle sakini Fidan Akyazan ise suyun yükselmesiyle birlikte evlerinden çıkmak için ormanlık alanı kullanmak zorunda kaldıklarını belirtti. Akyazan, Burası bir felaketti, normal bir şey değildi. Taştı, her yer su doldu. Taş, çöp, arabaları sürükledi, birbirini buldu. Biz canımızı buradan zor kurtardık. Evdeydik, kaçtık. Yoldan gidemedik, ormandan çıktık, arka taraftan gittik. Herkes yardıma geldi, elinden geleni yaptı. Temizlediler, evimizi boşalttılar, eşyalarımızı aldılar. Evlerimiz yeniden düzelecek, şu anda temizlenip kullanıma hazır olacak yine inşallah, ifadelerini kullandı. Bölgedeki çalışmalar, hayatın normale dönmesi için tüm hızıyla devam ediyor.

