İstanbul'da son 84 yılın en yüksek yağış değerlerinin kaydedilmesiyle ortaya çıkan sel felaketi, özellikle Sarıyer'in Ayazağa Mahallesi'nde ciddi hasara yol açtı. Afetin hemen ardından bölgeye intikal eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, mağduriyet yaşayan vatandaşlarla bir araya gelerek talepleri yerinde dinledi. Selin izlerini silmek ve hayatı normale döndürmek için başlatılan çalışmaların yanı sıra, bölgenin gelecekte benzer felaketlerle karşılaşmaması adına kalıcı çözümler üretilmesi için düğmeye basıldı. Bakan Kurum, İstanbul'un kentsel dönüşüm sürecinin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, Ayazağa'da dirençli şehir modelinin hayata geçirileceğini belirtti.

Dönüşüm için iki farklı yol haritası
Bölgedeki yapı stokunun afetlere karşı dayanıklı hale getirilmesi amacıyla vatandaşlara iki temel seçenek sunuldu. Bakan Kurum, hak sahiplerinin Yarısı Bizden kampanyası kapsamında destek alabileceğini veya TOKİ eliyle yürütülecek kentsel dönüşüm projelerine dahil olabileceğini açıkladı. Bu süreçte vatandaşların taleplerini tek tek değerlendirmek üzere bölgede özel bir Kentsel Dönüşüm Ofisi kurulacağı ifade edildi. Bakanlık, dönüşümü talep eden tüm vatandaşların yanında yer alarak süreci şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütmeyi hedefliyor. Bu kapsamda, bölgedeki yapıların deprem ve iklim kaynaklı afetlere karşı dirençli, sağlam zemin üzerinde ve modern ihtiyaçları karşılayacak şekilde yeniden inşa edilmesi planlanıyor.

Dere ıslahları ve altyapı seferberliği
Ayazağa'daki koordinasyon toplantısında, bölgenin altyapı sorunları da masaya yatırıldı. Bakan Kurum'un yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve ilgili kurum yöneticilerinin katıldığı toplantıda, Cendere ve Ayazağa derelerinin ıslah projelerinin hızlandırılması kararlaştırıldı. Dere yataklarının temizlenmesi, yağmur suyu drenaj sistemlerinin güçlendirilmesi ve taşkın risklerinin yeniden değerlendirilmesi, afetle mücadelede atılacak en kritik adımlar arasında yer alıyor. Yerel yönetimlerle merkezi yönetimin koordineli çalışmasıyla, bu tür afetlerin tekrarlanmaması için gerekli tüm teknik önlemlerin alınacağı vurgulandı.

Afetlere karşı dirençli şehirler vizyonu
Bakan Kurum, İstanbul Valiliği Afet Koordinasyon Merkezi'nde yaptığı değerlendirmelerde, iklim değişikliğinin getirdiği yeni gerçekliklere dikkat çekti. Geçmiş yılların yağış debilerinin artık günümüz şartlarında yeterli olmadığını belirten Kurum, İstanbul'un afet risklerine karşı dirençli hale getirilmesinin bir milli güvenlik meselesi olduğunu ifade etti. Bilim dünyası, merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin ortak bir akılla hareket etmesi gerektiğini savunan Bakan, İstanbul'un gözbebeği olduğunu ve şehrin her türlü sıkıntısının Türkiye'nin genel meselesi olarak görüldüğünü belirtti. Bu vizyon doğrultusunda, sadece Ayazağa'da değil, İstanbul'un genelinde afet risklerine karşı uyum çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi. Vatandaşların güvenli konutlara kavuşması için atılan bu adımlar, şehrin gelecekteki afetlere karşı daha hazırlıklı olması adına atılan en somut adımlar olarak öne çıkıyor.