Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul'un Esenyurt ilçesinde hayırsever iş birliğiyle inşa edilen Aydoğan Öztiryaki TİM SANDER Dış Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Törene Bakan Tekin'in yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Erdem Pehlivan ve çok sayıda iş insanı katılım sağladı. Bakan Tekin, eğitim kurumlarının fiziksel kapasitesinin artırılmasının yanı sıra, Türkiye'nin yakın siyasi tarihine ve bu tarihin eğitim politikaları üzerindeki derin etkilerine odaklanan bir konuşma gerçekleştirdi.

Geçmişin başarılı sistemine vurulan darbe
Bakan Tekin, konuşmasında mesleki eğitimin Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren oldukça sağlıklı ve verimli bir şekilde işlediğini belirterek, kendi öğrencilik yıllarında meslek liselerinin en popüler eğitim kurumları arasında yer aldığını vurguladı. O dönemde sınavla öğrenci alan ve tıkır tıkır işleyen bu sistemin, 28 Şubat 1997 tarihinde alınan kararlarla nasıl sekteye uğratıldığını anlatan Tekin, dönemin Milli Güvenlik Kurulu üyelerinin eğitim süreçlerine müdahale ederek demokratik siyasete dikte ettikleri kararların yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Ortaokulların kapatılması ve katsayı engeli gibi uygulamaların, meslek liseleri ile İmam Hatip liselerini öğrencisiz bırakarak adeta kaderine terk ettiğini ifade eden Bakan, 1997 yılında lise öğrencilerinin yüzde 40'ının meslek liselerini tercih ederken, bu oranın 2002 yılına gelindiğinde yüzde 17'lere kadar gerilediğini rakamlarla ortaya koydu.

Demokrasiye sahip çıkma sorumluluğu
Konuşmasının devamında 28 Şubat sürecindeki post-modern darbe girişimine değinen Bakan Tekin, o dönemde iş dünyasının demokrasiye sahip çıkmak yerine darbe sürecini destekleyen bir tutum sergilediğini hatırlattı. Türkiye'nin demokratik açıdan gelişebilmesi için herkesin hukuk devletinden, seçilmişlerden ve anayasal düzenden yana tavır alması gerektiğini belirten Tekin, gelecekte benzer vesayetçi dayatmalarla karşılaşmamak için toplumsal bir bilinçle demokrasiye sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. Bakan, bu tür anti-demokratik müdahaleler karşısında sessiz kalmamanın ve ortak bir duruş sergilemenin, ülkenin geleceği açısından hayati bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

MESEM modeli ile eğitimde yeni dönem
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) konusuna da açıklık getiren Bakan Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitime geçişle birlikte eski çıraklık eğitim merkezlerinin otomatik olarak kapandığını hatırlattı. Bu boşluğu doldurmak amacıyla geliştirilen MESEM modelinin, öğrencilerin hem zorunlu eğitim kapsamındaki asgari dersleri almasını hem de iş başı eğitimini sağlıklı bir şekilde sürdürmesini hedeflediğini belirtti. Muhalefetin eleştirilerine rağmen MESEM'leri zorunlu eğitimin bir parçası olarak kabul ettiklerini vurgulayan Tekin, mesleki eğitimin güçlendirilmesi için atılan bu adımların kararlılıkla devam edeceğini ifade etti. Tören, Bakan Tekin'in öğretmenler ve öğrencilerle bir araya gelerek hatıra fotoğrafı çektirmesi ve okul binasında yaptığı incelemelerin ardından sona erdi.


