İstanbul'un Avcılar ilçesinde 2017 yılının Aralık ayında evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 22 yaşındaki Oğuzhan Tekin'in hikayesi, yıllar sonra gelen bir telefonla trajik bir gerçeğe dönüştü. Ailesinin her yerde aradığı, televizyon programlarına katıldığı ve umudunu hiç kaybetmediği genç adamın, aslında kayboluşundan sadece 12 gün sonra aynı ilçenin sahilinde bulunduğu anlaşıldı. Kimlik tespiti yapılamadığı için sahipsiz bir cenaze olarak kayıtlara geçen Tekin'in, Adli Tıp Kurumu'ndaki yasal bekleme süresinin ardından kimsesizler mezarlığına defnedildiği ortaya çıktı. Acılı baba Adem Tekin, yıllarca süren belirsizliğin ardından gelen bu haberle yıkılırken, yaşanan sürece dair ciddi ihmal iddialarını gündeme getirdi.

Aynı ilçede kayboldu, aynı ilçede bulundu
Baba Adem Tekin, 16 Aralık 2017 tarihinde yaşanan o son görüşmeyi dün gibi hatırlıyor. İşten döndüğünde evde bulamadığı oğlunu telefonla aradığını ve kısa süre içinde eve döneceğini öğrendiğini anlatan baba, o günden sonra bir daha evladının sesini duyamadı. Aile, kayıp ihbarını yapar yapmaz polis ekipleriyle birlikte seferber oldu. Yıllar boyunca otogarlardan havalimanlarına, sahillerden şehir dışındaki noktalara kadar her yeri karış karış gezen aile, oğullarının izini sürmeye devam etti. Ancak tüm bu arayışlar sürerken, aslında cevap çok yakınlarındaydı. Oğuzhan'ın cesedi, kaybolduğu bölge olan Avcılar sahilinde bulunmuş, ancak o dönemde kimlik eşleştirmesi yapılamadığı için süreç farklı bir boyuta evrilmişti.

DNA testi neden daha önce istenmedi?
Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekiplerinin geçen hafta aileye ulaşmasıyla birlikte, 9 yıllık sessizlik bozuldu. Aile, DNA örneği vermek üzere Adli Tıp Kurumu'na çağrıldığında, karşılaştıkları gerçek karşısında şok yaşadı. Baba Adem Tekin ve kardeşi Tunahan Tekin'den alınan örnekler, mezarlıktan alınan dokularla yüzde 99,9 oranında eşleşti. Baba Tekin, yaşadığı derin üzüntüyü ve öfkeyi şu sözlerle dile getirdi: Oğlum 12 gün sonra bulunmuş, Adli Tıp'ta 15 gün bekletilmiş. Eğer o dönemde bizden DNA örneği istenseydi, bu acı 9 yıl sürmezdi. Bizim kayıp ihbarımız sistemde kayıtlıyken, aynı ilçede bulunan bir cenaze için neden aileye ulaşılmadı? Bu sorunun cevabını arıyoruz.

İhmal iddiaları ve aydınlatılmayan ölüm nedeni
Ailenin tepkisi sadece geç gelen haberle sınırlı değil. Oğuzhan Tekin'in ölüm nedeninin otopsi raporunda hala belirsiz olması, aileyi yeni bir arayışa itti. Baba Adem Tekin, oğlunun intihar mı ettiği, bir kazaya mı kurban gittiği yoksa başka bir olayın mı yaşandığının netleşmesini istiyor. O dönemde savcılıktan HTS kayıtları ve kamera görüntüleri dahil olmak üzere tüm delillerin toplanmasını talep ettiklerini belirten baba, hiçbir sonuca ulaşamadıklarını ifade etti. Kardeş Tunahan Tekin ise, sistemde kayıtlı bir kayıp ihbarı varken, bir gencin kimsesizler mezarlığına defnedilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Aile, bu süreçte sorumluluğu bulunan tüm yetkililer hakkında şikayetçi olmaya hazırlanırken, 9 yıl boyunca yaşadıkları manevi yıkımın hesabının sorulmasını bekliyor.


