Kişisel gelişim dünyasında uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren Dr. Turhan Güldaş, 1989 yılında Paris'te başlayan ve 37 yıla yayılan kapsamlı araştırma, deneyim ve uygulamalarının bir sonucu olan altıncı kitabı Saniye Saniye En Muhteşem Versiyonunu Yarat ile okurlarının karşısına çıktı. İstanbul Kanyon D&R mağazasında düzenlenen özel bir lansman ve imza günüyle tanıtılan eser, yazarın geliştirdiği DR. GULDAS METHOD'un temel felsefesini ve insanın kendi potansiyelini nasıl inşa edebileceğine dair yol haritasını gözler önüne seriyor. Kitapları bugüne kadar beş farklı dile çevrilen Güldaş, bu yeni çalışmasıyla bireylerin zihinlerini sürekli yenileyerek her gün kendilerinin daha iyi bir versiyonuna ulaşmalarını hedefleyen bir yaşam yaklaşımı sunuyor.
Ebru Akel'in karanlık dönemine ışık oldu
Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri, ünlü manken ve sunucu Ebru Akel'in sahneye çıkarak Dr. Turhan Güldaş ile olan tanışıklığını ve yöntemin hayatındaki yerini anlatmasıydı. Akel, kendisini oldukça karamsar ve sıkışmış hissettiği bir dönemde, Güldaş'ın yaklaşık bir yıl aradan sonra kendisine gönderdiği bir mesajla yeni geliştirdiği yöntemi incelemesini istediğini belirtti. Paylaşılan yöntemi okudukça kendisinde derin bir karşılık bulduğunu ifade eden Akel, o anki duygularını şu sözlerle dile getirdi: Hocam, sanki benim tam olarak o an neye ihtiyacım olduğunu hissettiniz. Mesajı aldığımda hemen döndüm, girdim ve okudukça içimdeki sıkıntının dağıldığını gördüm. Anladıkça baktım ki on binlerce insan bu yöntemi paylaşmış. Güldaş'ın çalışmalarını yakından takip ettiğini vurgulayan Akel, mantralarını düzenli olarak yazdığını, kitaplarını okuduğunu ve yazarın paylaştığı hikayelerden büyük ilham aldığını sözlerine ekledi.

Zihni bir toprak gibi işlemek
İmza öncesinde gerçekleştirilen söyleşide, yöntemin temel dayanakları ve günlük yaşamda nasıl uygulanabileceğine dair somut örnekler paylaşıldı. Dr. Turhan Güldaş, insan beynini verimli bir toprağa benzeterek, Beyne ne ekersen onu biçersin felsefesini merkeze aldı. Kişinin kendi düşünceleri, inançları ve kendine verdiği telkinlerin, zihinsel dünyasının mimarisini oluşturduğuna dikkat çeken Güldaş, bu durumu günümüz teknolojisiyle de kıyasladı. Yapay zekaya verilen komutların (prompt) sonucu belirlemesi gibi, insanın da zihnine yerleştirdiği düşüncelerin hayatının gidişatını tayin ettiğini vurgulayan yazar, bu yaklaşımın bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini savundu.

37 yıllık birikimin özeti
Güldaş'ın 1989'da Paris'te başlayan serüveni, Émile Coué'nun oto-telkin yaklaşımından meditasyona, kreatif imgelemeden NLP tekniklerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu yöntemleri yıllar boyunca kendi yaşamında deneyimleyerek rafine eden Güldaş, kitabında mutluluğun ulaşılması gereken uzak bir hedef değil, her an yeniden inşa edilen bir süreç olduğunu savunuyor. İyilik, sürekli gelişim ve anı en iyi noktaya taşıma çabası, yöntemin temel unsurları arasında yer alıyor. Okurların sorularını yanıtladığı soru-cevap bölümünün ardından gerçekleşen imza töreniyle etkinlik sona ererken, katılımcılar yazarın 37 yıllık birikiminden süzülen bu yeni rehberle tanışma fırsatı buldu.