Edebiyat dünyası, kısa süre arayla yaşanan büyük bir trajediyle sarsıldı. Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni, yazar, editör ve çevirmen Cem Akaş, bir süredir devam eden kanser tedavisi sırasında hayatını kaybetti. Akaş'ın vefatı, henüz bir hafta önce 19 yaşındaki oğlu Can Akaş'ı toprağa vermiş olmasının yarattığı derin acının üzerine geldi. Bu üst üste gelen kayıplar, hem ailesini hem de yayıncılık camiasını yasa boğdu.

Son görev için bir araya gelindi
Cem Akaş için Üsküdar Marmara İlahiyat Fakültesi Camisi'nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi. Törene Akaş'ın ailesi, yakın dostları, iş arkadaşları ve edebiyat dünyasından çok sayıda isim katıldı. Taziyeleri annesi Nüvit Akaş, eşi Esra Özdağan, ablası Ceyda Akaş Kabadayı ve erkek kardeşi Derya Akaş kabul etti. Cenaze töreninde annesi Nüvit Akaş'ın yaşadığı büyük üzüntü ve gözyaşları, törene katılanların yüreklerini dağladı. Kılınan cenaze namazının ardından Akaş'ın naaşı, Ümraniye'deki Hekimbaşı Mezarlığı'na götürülerek toprağa verildi.

Zülfü Livaneli: Doğada adalet yok
Cenazeye katılan sanatçı Zülfü Livaneli, yaşanan durumu büyük bir trajedi olarak nitelendirdi. Livaneli, önce evladını, ardından babayı uğurlamanın tarif edilemez bir acı olduğunu belirterek, Cem Akaş'ın son zamanlarda kendi kitabının redaksiyonuyla bizzat ilgilendiğini anlattı. Akaş'ı Türkiye'nin yetiştirdiği en nazik, kibar ve asil insanlardan biri olarak tanımlayan Livaneli, onun bir yazar, müzisyen ve yayıncı olarak bıraktığı boşluğun doldurulamaz olduğunu ifade etti. Doğanın kendi ölçülerine göre işlediğini ve bu tür durumlarda insanın çaresiz kaldığını vurgulayan Livaneli, Akaş'a rahmet diledi.

Hakiki bir entelektüelin ardından
Can Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı Can Öz ise Akaş'ın kaybının Türkiye için büyük bir entelektüel eksiklik olduğunu vurguladı. Akaş'ın beş yıldır pankreas kanseriyle mücadele ettiğini hatırlatan Öz, onun kendisinden ziyade başkalarıyla, sanatla ve edebiyatla meşgul olan, eşine az rastlanır bir karaktere sahip olduğunu belirtti. Cem Akaş'ın hiç görünmeden, kendisinden bahsetmeden yazı ve edebiyat için yaşayan, başkalarına katkı sağlamayı hayatının merkezine koyan gerçek bir entelektüel olduğunu ifade eden Öz, bundan sonraki süreçte Akaş'ın Türkiye için taşıdığı değeri ve önemini anlatmaya çalışacaklarını dile getirdi.




