Havadis | Videolar | İstanbul | Eski Bakan Denizolgun davasında şok gelişme: Doktorun yalanları bir bir ortaya döküldü

Eski Bakan Denizolgun davasında şok gelişme: Doktorun yalanları bir bir ortaya döküldü

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un vefatıyla ilgili yürütülen soruşturmada, özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında hazırlanan iddianame dikkat çekici detayları gözler önüne serdi. İfadesinde birçok noktada çelişkili beyanlarda bulunduğu tespit edilen Demirkol için 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un vefatıyla ilgili yürütülen soruşturmada, özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında hazırlanan iddianame dikkat çekici detayları gözler önüne serdi. İfadesinde birçok noktada çelişkili beyanlarda bulunduğu tespit edilen Demirkol için 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan süreç, yargı aşamasında yeni ve çarpıcı bir boyuta taşındı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Denizolgun’un özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında hazırlanan iddianame, şüphelinin verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Yalan tanıklık suçlamasıyla karşı karşıya kalan Demirkol’un, soruşturma sürecini yanıltmaya yönelik girişimleri adli kayıtlarla tek tek çürütüldü. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, şüphelinin 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile yargılanması talep ediliyor.

Çelişkili ifadeler ve polis kayıtları

Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, Nurettin Demirkol’un olay günü polise verdiği bilgiler ile daha sonraki ifadeleri arasında ciddi uçurumlar bulunuyor. Demirkol, olay günü polis ekiplerini kimin aradığını bilmediğini iddia etse de, 155 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve olay yerine intikal eden memurların beyanları, ihbarı bizzat kendisinin yaptığını kanıtlıyor. Ayrıca, kendisini maktulün özel doktoru olarak tanıtmadığını ve ölümü şüpheli bulmadığını savunan Demirkol’un, olay yerindeki yetkililere tam tersi yönde beyanlarda bulunduğu tutanaklara geçti. Şüphelinin, Denizolgun’un yüzünde kan görmediğini iddia etmesine rağmen, ölü muayene tutanağı ve bilirkişi raporları, maktulün ağzından kan sızdığını ve yüz kısmının kanlı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

HTS kayıtları yalanı ortaya çıkardı

İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, şüphelinin olay günü nerede olduğuna dair verdiği bilgilerin HTS kayıtlarıyla yalanlanması oldu. Kendi ikametinde olduğunu öne süren Demirkol’un, teknik incelemeler sonucunda o bölgede bulunmadığı tespit edildi. Bununla da sınırlı kalmayan çelişkiler, çiftlikteki diğer kişilerle ilgili beyanlarında da kendini gösterdi. Demirkol, olay yerinde sadece Murat Bayrak ve yabancı uyruklu bir kişinin olduğunu iddia etse de, yapılan incelemeler Hilmi Tuna Kuriş ile Alihan Kuriş’in de orada bulunduğunu belgeledi. Şüphelinin, yanında bulunan diğer kişilerden habersiz olduğunu iddia etmesi, hayatın olağan akışına aykırı bulundu.

Eski Bakan Denizolgun davasında şok gelişme: Doktorun yalanları bir bir ortaya döküldü

Yargı süreci nasıl ilerleyecek?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nurettin Demirkol’un savunmalarının tamamen suçtan kurtulmaya yönelik, soyut ve gerçek dışı olduğunu değerlendirdi. Özellikle Hilmi Tuna Kuriş ile olan ardışık görüşme kayıtları ve baz istasyonu verileri, şüphelinin olay yerindeki varlığını ve diğer kişilerle olan irtibatını somut bir şekilde gözler önüne serdi. Tüm bu deliller ışığında hazırlanan iddianame, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Şimdi gözler, yalan tanıklık suçlamasıyla hakim karşısına çıkacak olan Demirkol’un, mahkemede bu çelişkili beyanlara karşı nasıl bir savunma yapacağına çevrilmiş durumda. Eski Bakan’ın ölümündeki sis perdesini aralamaya çalışan yargı, bu iddianame ile soruşturmanın seyrini değiştirecek önemli bir adım atmış oldu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız