İstanbul’un dinamik sanat takviminde heyecan verici bir durak daha kapılarını araladı. Çağdaş fotoğraf sanatçısı Charles-Joseph de Ligne, ışık, optik ve insan algısı üzerine derinlikli bir inceleme sunan Lightscapes adlı kişisel sergisiyle Vision Art Platform’da sanatseverlerin karşısına çıktı. Küratörlüğünü Susanne Van Hagen’in üstlendiği bu özel sergi, fotoğrafın sınırlarını zorlayan yaklaşımıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Akaretler’in tarihi dokusu içerisinde yer alan galeri, sanatçının farklı coğrafyalarda yakaladığı ışık oyunlarını ve doğanın soyut yansımalarını bir araya getirerek izleyiciye benzersiz bir görsel şölen vadediyor. Sergi, 7 Kasım tarihine kadar sanat meraklıları için ücretsiz olarak ziyarete açık kalacak. Sanatseverler, bu etkileyici seçkiyi salı ve cuma günleri 11.00-18.00, cumartesi günleri ise 12.00-18.00 saatleri arasında deneyimleyebilirler. Pazar ve pazartesi günleri ise galeri kapalı olacak.

Sanatın evrensel dilinde buluşan bir iş birliği
Serginin ortaya çıkış hikayesi, sanatçı Charles-Joseph de Ligne’in Paris’te küratör Susanne Van Hagen ile yollarının kesişmesiyle başlıyor. Bu tanışıklık, Çağdaş İstanbul’un kurucularından Ali ve The Vision Galeri’den Nisa’nın da dahil olduğu geniş bir iş birliği ağına dönüşerek İstanbul’daki bu sergiye evrildi. Küratör Susanne Van Hagen, sanatçının fotoğraflarını ilk gördüğünde yaşadığı hayranlığı dile getirerek, bu serinin sanatçının bugüne kadar ürettiği en başarılı işlerden biri olduğunu vurguladı. Van Hagen, sanatçının Belçika’daki bir şatodan Şangay’a, oradan da İstanbul Boğazı’na uzanan geniş bir coğrafyada doğayı ve kendi çevresini nasıl farklı bir gözle yorumladığını belirtti. Geçtiğimiz yıl daha minimalist ve yumuşak tonların hakim olduğu çalışmaların ardından, bu yeni serinin çok daha güçlü bir görsel dil sunduğu ifade ediliyor.

Soyutlamanın uç noktalarında bir görsel deneyim
Sergiye katılan sanatseverler ve sanat dünyasının önemli isimleri, Lightscapes’in sunduğu görsel derinliği farklı açılardan değerlendirdi. Kanada’dan özel olarak sergiyi görmek için gelen Aylin Seçkin Georges, fotoğrafların kendisinde yarattığı çağrışımları Mark Rothko’nun soyut dışavurumcu eserlerine benzetti. Fotoğrafların, ışık ve renk kullanımıyla adeta bir yağlı boya tablo derinliği kazandığını belirten Georges, bu sessiz diyaloğun sanat tarihinin ilerleyişine dair önemli bir işaret olduğunu ifade etti. Sanatçı Genco Gülan ise Charles-Joseph de Ligne’in fotoğraflarındaki soyutlama seviyesini oldukça çarpıcı bulduğunu dile getirdi. Gülan, sanatçının imgeyi neredeyse tamamen yok ederek fotoğrafı pentür ve dijital sanatın sınırlarına taşıdığını, bu yaklaşımın fotoğraf sanatına dair geleneksel algıları yıktığını vurguladı.

İstanbul sanat sahnesinde yeni bir soluk
Vision Art Platform’un sunduğu bu sergi, sadece bir fotoğraf sergisi olmanın ötesinde, izleyiciye kendi algısını sorgulatan bir deneyim alanı yaratıyor. Susanne Van Hagen, İstanbul’daki galeri kültürünün gelişimine dikkat çekerek, bu mekanın Paris veya New York’taki dünya standartlarındaki galerilerle yarışır düzeyde olduğunu belirtti. Sanatseverler için bir okul niteliği taşıyan bu tür sergiler, Contemporary İstanbul’un yarattığı kültürel iklimin bir parçası olarak her yıl daha da zenginleşiyor. Charles-Joseph de Ligne’in ışıkla kurduğu bu karmaşık ve büyüleyici ilişki, izleyicileri doğanın ve mekanın ötesine geçmeye, ışığın gizli kalmış renklerini keşfetmeye davet ediyor. Sergi, fotoğrafın sadece bir anı dondurmak değil, aynı zamanda ışığı yeniden inşa etmek olduğunu kanıtlar nitelikte.



