İstanbul Eyüpsultan'da bulunan bir şantiyede yaşanan trajik olay, iş güvenliği ihmallerinin genç bir hayatı nasıl söndürdüğünü acı bir şekilde ortaya koydu. Van'dan çalışmak için İstanbul'a gelen ve çocukluklarından beri ayrılmayan 19 yaşındaki Mazlum Gürbüz ile 18 yaşındaki Levent Çelik, yağmurlu bir günde tabela montajı yapmak üzere sahaya gönderildi. Şeflerinin ısrarı ve işten çıkarılma korkusuyla sepetli platforma çıkan iki arkadaş, metal bir çıtanın yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucu akıma kapıldı. Olayın ardından hastaneye kaldırılan Mazlum Gürbüz, bir haftalık yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti.

İş güvenliği uzmanlarına verilen ölümcül talimat
Olayın perde arkasında ise büyük bir ihmaller zinciri olduğu iddia ediliyor. Levent Çelik'in ifadelerine göre, ikili aslında şantiyede iş güvenliği personeli olarak görev yapıyordu ve tabela montajı yapmak görev tanımları arasında yer almıyordu. Olay günü yağmur nedeniyle çalışmayı durdurup koğuşlarına çekilen gençler, şeflerinin telefonla araması üzerine sahaya çağrıldı. Hava koşullarının uygun olmadığını belirterek itiraz etmelerine rağmen, işten çıkarılma tehdidiyle çalışmaya zorlandıklarını belirten Çelik, o anları büyük bir üzüntüyle anlattı. Ailenin avukatı Doğan Bayer ise çocukların ellerine yalıtkan eldiven dahi verilmeden metal çubuklar tutuşturulduğunu, bu durumun akımın vücutlarına doğrudan iletilmesine yol açtığını vurguladı.

Kurtarma çabaları ve ambulansın gecikme iddiası
Sepetli platformda akıma kapıldıktan sonra sepetin içine düşen Mazlum Gürbüz'ün kalbi, şantiyedeki ilk yardım ekiplerinin müdahalesiyle geçici olarak yeniden çalıştırıldı. Ancak Levent Çelik, ambulansın olay yerine ulaşmasında gecikme yaşandığını ve bu sürenin hayati bir öneme sahip olduğunu savundu. Çelik, arkadaşının durumunu gördüğünde kendi acısını bile hissetmediğini, o an tek düşüncesinin çocukluk arkadaşının hayatta kalması olduğunu ifade etti. Gürbüz'ün cenazesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından memleketi Van'ın Tuşba ilçesinde toprağa verildi. Ailesi ise evlatlarını çalışmak için gönderdikleri şantiyeden cenazesini almanın derin acısını yaşıyor.

İhmaller zinciri yargıya taşınıyor
Ailenin avukatı Doğan Bayer, yaşananların bir kaza değil, göz göre göre gelen bir ihmal olduğunu belirterek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı. Montajın bir gün önce başka bir ekip tarafından yapıldığını ancak sağlam olmadığı için rüzgarda sallandığını belirten Bayer, işçilerin bu riskli işe uygun koruyucu ekipman olmadan ve görev tanımları dışında gönderilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yüksek gerilim hattının varlığından haberdar edilmeyen ve gerekli yalıtım önlemleri alınmayan gençlerin, adeta ölüme terk edildiğini savunan aile yakınları, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyor. Dayı Şerafettin Canpolat, gencecik bir insanın hayatının ihmaller yüzünden son bulduğunu belirterek, sonuna kadar haklarını arayacaklarını dile getirdi.


