İstanbul'da 15 Ekim Perşembe günü yaşanan dehşet verici olay, basit bir yemek siparişinin nasıl bir trajediye dönüştüğünü gözler önüne serdi. Şehirde etkili olan yoğun sağanak yağış nedeniyle motosiklet kullanımı yasaklanınca, 20 yaşındaki motokurye Yusuf Dal, siparişleri yetiştirebilmek için otomobil kullanmak zorunda kaldı. Ancak bu zorunlu tercih, genç kuryenin hayatını değiştiren bir dizi talihsiz olayın başlangıcı oldu. Dal, yemek teslimatı için gittiği adresin önünde beklediği sırada, kimliği belirsiz kişiler tarafından yaylım ateşine tutuldu. Ağır yaralanan genç kurye, olay yerinde bulunan arkadaşı A.B. tarafından hastaneye yetiştirilerek tedavi altına alındı. Genç kuryenin hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

Yanlış hedef, büyük bir vahşet
Olayın ardından Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından başlatılan titiz soruşturma, saldırının arkasındaki karanlık gerçeği ortaya çıkardı. Polis ekipleri, Yusuf Dal'ın herhangi bir husumetinin veya tehdit almasını gerektirecek bir durumunun olmadığını tespit etti. Yapılan incelemeler sonucunda, asıl hedefin kuryenin yemek götürdüğü dairede yaşayan iş insanı E.Ş. olduğu anlaşıldı. İş insanının, bir süredir kendisinden haraç isteyen kişiler tarafından telefonla tehdit edildiği belirlendi. Saldırganların, kuryenin kullandığı otomobili iş insanının aracı zannederek kurşun yağmuruna tuttukları ve bu büyük hata sonucunda masum bir gencin ağır yaralanmasına neden oldukları ortaya çıktı.

Kaçış planı ve operasyonun detayları
Saldırganların izini süren ekipler, şüphelilerin olay yerinden kaçtıkları otomobili güvenlik kameralarından takip etmeye başladı. Ancak şüpheliler, 24 Ekim Cumartesi günü Ümraniye'de B.D. isimli bir kişiye yönelik ikinci bir saldırı daha gerçekleştirdi. Bu saldırının nedeninin ise B.D.'nin, şebeke üyelerinden birinin annesiyle ilişki yaşaması olduğu ve intikam amacıyla yapıldığı anlaşıldı. İkinci saldırının ardından şüpheliler, Pendik'teki olayda kullandıkları aracı Pendik Sahili'nde ateşe vererek izlerini kaybettirmeye çalıştı. Polis ekipleri, aracın yakılmasının ardından şüphelilerin Kocaeli ve Sakarya'nın Sapanca ilçesine kaçtıklarını tespit etti.

Villaya baskın ve drone ile takip
Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin Sapanca'da kiraladıkları villalarda saklandıklarını belirleyerek operasyon için düğmeye bastı. Özel Harekat polislerinin de destek verdiği baskın sırasında, şüphelilerden biri kaçmaya çalışırken bahçe duvarından atladı ancak çevrede önlem alan ekipler tarafından kıskıvrak yakalandı. Bu anlar, polis ekiplerinin kullandığı drone kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Sancaktepe ve Avcılar'da eş zamanlı olarak sürdürülen operasyonların ardından toplam 15 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin kaldıkları yerlerde yapılan aramalarda uzun namlulu silahlar ve çok sayıda mermi ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 15 şüpheli, adliyeye sevk edildi.




