Marmara Denizi'nin karanlık sularında 2 Eylül tarihinde yaşanan elim deniz kazasının ardından, Silivri açıklarında yürütülen arama kurtarma çalışmalarında acı bir gelişme yaşandı. Alsu isimli gemiyle çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu adlı gemide görevli olan ve kazanın ilk anından itibaren haber alınamayan 9 mürettebattan biri olan 2'nci kaptan Rahmi Temel'in cansız bedenine ulaşıldı. Olayın üzerinden geçen 57 günün ardından deniz yüzeyinde bulunan naaş, kimlik tespiti ve otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Yapılan incelemeler sonucunda, bulunan kişinin Rahmi Temel olduğu kesinleşti. Ailesi tarafından teslim alınan Temel'in cenazesi, 31 Ekim tarihinde İzmir Karşıyaka'da bulunan Hacı Mustafa Beşikçioğlu Camii'nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.

57 günlük çaresiz bekleyişin hüzünlü sonu
Kazanın yaşandığı günden bu yana Silivri kıyılarında kurulan çadırlarda, yakınlarından gelecek bir umut ışığını bekleyen ailelerin dramı ise yürek burkmaya devam ediyor. Rahmi Temel'in ağabeyi Remzi Temel, kardeşinin naaşına ulaşılmasının ardından yaptığı açıklamada, yaşadıkları büyük acıyı ve belirsizliğin getirdiği ağırlığı dile getirdi. Marmara çukuru olarak bilinen oldukça derin ve zorlu bir bölgede gerçekleşen kazanın ardından, arama çalışmalarının 57'nci gününde gelen bu haberin kendileri için sevinç değil, derin bir hüzün kaynağı olduğunu belirtti. Kardeşinin bir mezarının olmasının kendilerine tek teselli olduğunu ifade eden Remzi Temel, hala denizin derinliklerinde bekleyen diğer 8 denizci için de umutlarını korumaya çalıştıklarını, ancak her geçen günün aileler üzerindeki yıkıcı etkisinin arttığını vurguladı.

Denizcilerin zorlu yaşam mücadelesi ve ailelerin feryadı
Gemide aşçıbaşı olarak görev yapan ve kazada kaybolan Abdulbaki Mirzaoğlu'nun dayısı Recai Yılmaz ise deniz işçilerinin çalışma koşullarına ve ailelerin yaşadığı mağduriyete dikkat çekti. Mirzaoğlu'nun emekliliğine sadece 7 ay kaldığını ve 8 çocuk babası olduğunu belirten Yılmaz, denizcilerin haklarının daha fazla korunması gerektiğini savundu. Ailelerin aylardır süren bekleyişinin, zorlu hava şartları ve belirsizliğin getirdiği psikolojik baskıyla birleştiğini ifade eden Yılmaz, denizcilerin ailelerinin yaşadığı bu trajedinin toplum tarafından daha fazla sahiplenilmesi gerektiğini dile getirdi.

Arama çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor
Silivri açıklarında, 35 kilometre uzaklıkta meydana gelen bu trajik kaza sonrası bölgedeki arama faaliyetleri, diğer kayıp denizcilerin bulunması amacıyla titizlikle sürdürülüyor. Deniz dibinde ve gemi enkazı çevresinde yoğunlaştırılan çalışmalar, zorlu hava ve deniz koşullarına rağmen devam ediyor. Kazanın gerçekleştiği bölgenin coğrafi yapısı ve derinliği, arama ekiplerinin işini oldukça güçleştirirken, aileler ise kıyıda her gün yeni bir haber alabilmek için nöbet tutmaya devam ediyor. 9 aile olarak başladıkları bu zorlu süreçte, bir ailenin daha acı haberle sarsılması, bölgedeki hüzünlü bekleyişin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, kayıp olan diğer mürettebatın bulunması için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini belirtiyor.




