Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Türkiye genelindeki okullarda öğrencilerin toplumsal duyarlılığını artırmayı hedefleyen anlamlı bir hareketlilik başladı. Milli Eğitim Bakanlığı, İHH İnsani Yardım Vakfı ve Eğitim Bir-Sen ortaklığında yürütülen İyilikte Yarışan Sınıflar Projesi, on yılı aşkın süredir devam eden geleneğini bu yıl da sürdürüyor. Öğrenciler arasında yardımlaşma ve dayanışma kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan bu çalışma, genç nesillerin sadece akademik başarılarıyla değil, vicdani gelişimleriyle de öne çıkmalarını sağlıyor. 2012-2013 döneminden bu yana uygulanan ve bugüne kadar 100 binden fazla yetim çocuğa ulaşan proje, sınıfların kendi imkanlarıyla bir yetim kardeşin eğitim, sağlık ve temel ihtiyaçlarını karşılamasına olanak tanıyor. Şu ana kadar 5 bin 500'den fazla okulun dahil olduğu bu iyilik ağında, 17 bin 749 yetim çocuğun hayatına dokunulduğu belirtiliyor.

Geleceğin merhametli toplumunu inşa etmek
İHH İnsani Yardım Vakfı Başkan Yardımcısı Reşat Başer, projenin sadece bir yardım faaliyeti olmadığını, aynı zamanda bir sorumluluk hareketi olduğunu vurguladı. Başer, çocukların vicdan, merhamet ve diğerkâmlık gibi insani değerlerle yetişmesinin hayati önem taşıdığını belirterek, dünyanın öbür ucundaki hiç tanımadıkları bir yaşıtlarının derdiyle dertlenmenin, öğrencilerin karakter gelişiminde kalıcı izler bıraktığını ifade etti. Akademik başarının ötesinde, kalbi ve ahlaki gelişimin de desteklenmesi gerektiğini savunan Başer, okullarda filizlenen bu iyilik tohumlarının yarının daha adil ve duyarlı toplumunu inşa edeceğine inandıklarını dile getirdi. Projeye katkı sağlayan öğretmenlere, velilere ve öğrencilere teşekkürlerini ileten Başer, iyilik halkasının her geçen gün genişlediğini belirtti.

Eğitimde gözden kaçan insani değerler
Projenin okullardaki yansımalarını değerlendiren Ankara Sincan Ali Semerkandi İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mikayil Şahin, günümüz eğitim sisteminde akademik odaklılığın bazen insani değerleri gölgede bırakabildiğine dikkat çekti. Şahin, yetim kardeş projesinin bu açığı kapattığını ve çocuklara hayatları boyunca taşıyacakları bir paylaşma bilinci kazandırdığını ifade etti. Okul yönetimlerinin, öğretmenlerin ve velilerin büyük bir özveriyle sahiplendiği bu sürecin, çocukların ahlaki gelişiminde dönüştürücü bir etkisi olduğunu belirten Şahin, projenin okul iklimine kattığı değerin altını çizdi.

Küçük rekabetlerle büyüyen iyilik
Projenin asıl kahramanları olan öğrenciler ise bu yardımlaşma sürecinden büyük bir mutluluk duyuyor. Ankara Sincan Ali Semerkandi İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Serpil Yıkılmaz, iyilikte yarışmanın aslında iyiliği çoğaltmak anlamına geldiğini belirtti. Yıkılmaz, sınıflar arasındaki tatlı rekabetin birbirlerini teşvik ettiğini ve bu sayede daha fazla yetim kardeşin gülümsemesine ortak olabildiklerini ifade etti. Türkiye'nin 81 ilinde eş zamanlı olarak yürütülen bu çalışmalar, öğrencilerin sadece kendi çevrelerine değil, küresel ölçekte bir yardımlaşma bilincine sahip bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlıyor. Proje, yeni dönemde de daha fazla öğrenciye ulaşarak iyilik hareketini yaygınlaştırmaya devam etmeyi hedefliyor.




