İstanbul'da 14 Ekim tarihinde etkisini gösteren ve hayatı felç eden şiddetli sağanak yağış, Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde derin izler bıraktı. Bölgedeki birçok ev ve iş yerini etkisi altına alan sel suları, araçları sürükleyecek kadar güçlü bir debiye ulaşırken, Kenan Sümer'in 19 yıldır büyük bir özveriyle işlettiği hazır giyim mağazası da bu felaketten nasibini aldı. Yaklaşık 600 metrekarelik geniş bir alana yayılan mağaza, bir anda içeri dolan sularla dolup taştı. Su seviyesinin kısa sürede 1 metre 70 santimetreye kadar yükseldiği mekanda, yılların birikimi olan ürünler, stantlar ve teknik ekipmanlar tamamen kullanılamaz hale geldi. İşletme sahibi Kenan Sümer, yaşanan maddi kaybın yaklaşık 7 milyon 500 bin lira civarında olduğunu belirterek, on dokuz yıllık bir emeğin sadece bir iki dakika içinde yok olmasının tarif edilemez bir acı olduğunu ifade etti.

Saniyeler İçinde Gelen Felaket Anı
Mağazada yaşanan dehşet anları, güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, suyun büyük bir tazyikle kapıdan içeri girdiği ve o sırada dükkanda bulunan işletme sahibinin oğlu ile gelininin kendilerini dışarı atmak için verdikleri çaresiz mücadele net bir şekilde görülüyor. Kenan Sümer, olayın yaşandığı günü anlatırken, gün boyu devam eden yağışın akşama doğru Dereboyu Caddesi'nden Atatürk Caddesi'ne yönelmesiyle bir anda devasa bir su kütlesinin dükkana hücum ettiğini belirtti. Ailece büyük bir şok yaşadıklarını dile getiren Sümer, kriz dönemlerinde bile ayakta tutmayı başardıkları bu işletmenin, selin getirdiği çamur ve su baskınıyla adeta bir enkaz yığınına dönüştüğünü söyledi. Mağazanın temizlenmesi ve yeniden faaliyete geçebilmesi için en az bir buçuk aylık bir sürecin gerektiğini vurgulayan Sümer, tüm zorluklara rağmen tekrar ayağa kalkmak için çabalayacaklarını ifade etti.

Evlilik Yıldönümünde Hayatta Kalma Mücadelesi
Sel felaketine dükkanda yakalanan Hüseyin Sümer ise o anları bir kabus gibi hatırladığını dile getirdi. Eşiyle birlikte dükkanda oldukları sırada, yan taraftaki binanın boşluğunda biriken suyun duvarları yıkarak içeri dolmasıyla durumu fark ettiklerini anlatan Sümer, o anki tek önceliklerinin canlarını kurtarmak olduğunu belirtti. Sabahın erken saatlerinde büyük bir emekle dükkana getirdiği ürünlerin, akşam saatlerinde gözlerinin önünde sel sularına kapılıp gittiğini görmenin derin üzüntüsünü yaşayan Sümer, o anları şu sözlerle özetledi: Sabah 5'te kalkıp büyük bir heyecanla getirdiğim ürünler, akşam ezanı vaktinde önümden akıp gidiyordu. Eşiyle evlilik yıldönümlerini kutlamaya hazırlandıkları bir dönemde bu felaketle karşılaştıklarını belirten Sümer, dükkandan çıkarken suyun bel hizasını aştığını ve eşini sırtına alarak büyük bir risk altında güvenli bir bölgeye ulaşmaya çalıştıklarını anlattı.

Yeniden Başlama Umudu ve Enkazın Kaldırılması
Felaketin ardından bölgeye gelen İSTAÇ ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri, mağazada hummalı bir temizlik çalışması başlattı. İşletme sahibi Kenan Sümer, yaşanan tüm maddi kayıplara ve iptal olan tatil planlarına rağmen, ailece birbirlerine destek olarak bu süreci atlatmaya çalıştıklarını belirtti. Mağazadan çıkan atıkların altı ayrı hafriyat kamyonuyla taşındığını ifade eden Sümer, dükkanın içindeki her bir ürünün kendi alın terleri olduğunu vurguladı. Üzüntülerini gülümseyerek gizlemeye çalışan aile üyeleri, yaşadıkları bu korkunç afetin ardından hayatta kalmış olmanın tesellisiyle, dükkanı yeniden ayağa kaldırmak için gerekli olan tadilat ve boya süreçlerine odaklandı. Ayazağa esnafının genel olarak büyük zarar gördüğü bu felaket, bölge halkı için unutulması zor bir travma olarak hafızalara kazındı.




