İstanbul'un tarihi dokusunu yansıtan Rami Kütüphanesi, bu kez geleneksel sanatların modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlandığı çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Çınar Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği'nin öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen Kökten Geleceğe sergisi, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle kapılarını açtı. Küratörlüğünü Özgün Küçükkahraman Yazgan'ın üstlendiği bu kapsamlı sergi, çini, vitray, geleneksel keçe ve esnek soğuk porselen gibi dört farklı disiplini aynı çatı altında birleştirerek izleyicilere görsel bir şölen sunuyor. 4 Ekim tarihine kadar ziyarete açık kalacak olan sergi, sadece eserleri sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda düzenlenecek atölye çalışmalarıyla sanatın mutfağını da meraklılarıyla buluşturuyor.

Geleneksel mirası modern sanatla buluşturan köprü
Çınar Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği Başkan Yardımcısı ve Restorasyon Uzmanı Olcay Aydemir, serginin temel amacının geçmişin birikimini gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu vurguluyor. Yaklaşık 40 seçkin eserin yer aldığı sergide, her bir sanat dalının kendi özgün dilini koruyarak çağdaş bir estetikle harmanlandığı görülüyor. Aydemir, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarına gösterilen ilginin bir gün içinde tüm kontenjanların dolmasıyla kanıtlandığını belirterek, alanın herkese açık olması sayesinde meraklıların bu süreci izleyebileceğini ifade ediyor. Sanatın sadece izlenen değil, öğrenilen ve paylaşılan bir süreç olduğunu hatırlatan Aydemir, tüm sanatseverleri bu kültürel mirası yerinde görmeye davet ediyor.

Sabır ve emeğin sanata dönüştüğü noktalar
Sergide yer alan sanatçılar, eserlerinin arkasındaki uzun ve zahmetli süreçleri paylaşarak sanatın mutfağındaki emeği gözler önüne seriyor. Esnek soğuk porselen sanatçısı Fatoş Sarpkaya, doğayı taklit etme çabasıyla hazırladığı botanik heykellerin her birinin yaklaşık bir aylık bir çalışma süreci gerektirdiğini belirtiyor. Kardelenlerden şakayıklara kadar uzanan bu çiçek dünyası, serginin en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturuyor. Diğer yandan vitray sanatçısı İnci Çatal, 20'nin üzerinde Tiffany tekniğiyle hazırlanmış eseriyle sergiye katılıyor. Camların tek tek kesilip rodajlanması ve lehimlenmesiyle oluşan bu sürecin hem maliyetli hem de büyük bir sabır gerektirdiğini ifade eden Çatal, vitrayın tarihi yapılardan modern mekanlara uzanan estetik gücüne dikkat çekiyor.

İstanbul'un mistik hikayeleri ve çinide yeni ufuklar
Geleneksel keçe sanatçısı Nihal Hoşgel ve öğrencileri, İstanbul'un mistik hikayelerini keçe tablolarına yansıtarak sergiye derinlik katıyor. Desenlerin karmaşıklığına göre iki aydan yedi aya kadar süren bu titiz çalışma, geleneksel sanatın günümüzdeki yansımasını temsil ediyor. Küratör Özgün Küçükkahraman Yazgan ise çini sanatçısı Gül Camadan ile birlikte çinide sınırları zorladıklarını belirtiyor. Minyatür çalışmaların zaman alıcı doğasına rağmen, köklerden gelen bu mirası bugünün sanatçılarıyla buluşturmanın önemine değinen Yazgan, dernek olarak bu kültürel sürekliliği korumaya kararlı olduklarını ifade ediyor. Rami Kütüphanesi'nin tarihi atmosferinde gerçekleşen bu sergi, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getirerek ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim vadediyor.




