İstanbul Eyüpsultan'da TEM Otoyolu üzerinde meydana gelen ve 27 yaşındaki motosiklet sürücüsü Batuhan Karabulut'un hayatını kaybettiği zincirleme trafik kazasına ilişkin dava, Gaziosmanpaşa 16'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Kazanın ardından 1.43 promil alkollü olduğu tespit edilen ve tutuklanan Uğur Savcı, hakim karşısına ilk kez çıktı. Sanık, savunmasında olay anında nişanlısından ayrıldığı için üzgün olduğunu ve az miktarda alkol aldığını öne sürdü.

Kaza Anı ve Sanığın Savunması
Olay günü iş yerine gitmekte olduğunu belirten Uğur Savcı, seyir halindeyken bir kamyonetin aracına sürtmesi sonucu camının patladığını ve büyük bir şok yaşadığını iddia etti. Savcı, aracının hava yastıklarının açıldığını ve bu nedenle fren sisteminin kilitlenerek aracın durduğunu, motosikletliyi fark etmediğini savundu. 14 yıllık sürücü olduğunu ve daha önce taksi şoförlüğü yaptığını vurgulayan sanık, kazadan dolayı büyük üzüntü duyduğunu ve ailenin yanında olmaya çalıştığını ifade etti. Ancak kazaya karışan diğer sürücüler, sanığın makas atarak ilerlediğini ve çok süratli olduğunu belirterek bu anlatımları yalanladı.

Aileden Adalet Çağrısı
Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Batuhan Karabulut'un ablası Bahar Tekin, sanığın savunmalarının gerçeği yansıtmadığını ve olayın bir trafik kazası değil, cinayet olduğunu savundu. Aile, sanığın 'bilinçli taksir' yerine 'olası kast' ile yargılanması gerektiğini belirterek, davanın ağır ceza mahkemesine taşınması için itirazda bulundu. Ayrıca, sanık tarafının kendilerine maddi tekliflerde bulunduğunu belirten aile, kardeşlerinin canının pazarlığa açık olmadığını vurguladı. Anne Serap Turhal ise duruşma boyunca sürekli paradan bahsedilmesine tepki göstererek, adaletin yerini bulmasını istediğini dile getirdi.

Kan Testindeki Zaman Farkı Tartışması
Kazanın ardından sanığın alkolmetreye üflemeyi reddettiği ve hastanede kan örneğinin olaydan yaklaşık 4 saat sonra alındığı ortaya çıktı. Avukat Mustafa Tiryaki, bu zaman farkının alkol oranının gerçek seviyesini gizlediğini belirterek, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması taleplerinin reddedilmesine itiraz etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 7 Ekim tarihine erteledi. 7 Ekim'deki celsede karar çıkması beklenirken, aile ve avukatları, davanın hukuki niteliğinin değişmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı.




