İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, uzun süredir takip ettikleri karmaşık bir suç şebekesini çökertmek için düğmeye bastı. Resmi belgede sahtecilikten göçmen kaçakçılığına kadar uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren şüphelilerin, Türk vatandaşlığı kazanma sürecini bir kazanç kapısına dönüştürdüğü ortaya çıktı. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, devletin ilgili kurumlarını yanıltarak usulsüz yollarla vatandaşlık hakkı elde eden yabancı uyruklu kişilerin, büyük bir ekonomik rant ağı kurduğu belirlendi.

Sahte raporlarla vatandaşlık vurgunu
Ekiplerin yürüttüğü detaylı incelemeler, suç örgütünün çalışma yöntemini gözler önüne serdi. Şüphelilerin, Türk vatandaşlığı alabilmek için gerekli olan döviz girişini sağlamadan, sanki ülkeye para girişi olmuş gibi göstererek danışıklı gayrimenkul satışları gerçekleştirdikleri tespit edildi. Bununla da yetinmeyen örgüt üyelerinin, gerçeğe aykırı şekilde yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyerek devletin resmi kayıtlarını manipüle ettikleri anlaşıldı. Bu yasa dışı işlemler karşılığında yabancı uyruklu şahıslardan ciddi miktarda maddi menfaat temin edildiği ve bu süreçte devletin ciddi zarara uğratıldığı bilirkişi ve MASAK raporlarıyla belgelendi.

Eş zamanlı baskınla gelen dev el koyma
21 Eylül tarihinde İstanbul genelinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, suç ağının kilit isimlerinin de aralarında bulunduğu 74 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Operasyonun kapsamı, ele geçirilen mal varlıklarının büyüklüğüyle dikkat çekti. Şebekenin faaliyetlerinde kullandığı 32 şirkete el konulurken, bu şirketlerin yönetimi için TMSF kayyım olarak atandı. Ayrıca, suç geliri olduğu değerlendirilen 2 bin 11 gayrimenkul, İstanbul'da faaliyet gösteren 1 otel, 86 motorlu araç, 2 lüks yat ve 42 farklı banka hesabı üzerindeki tasarruf yetkisi donduruldu.

Yargıdan ağır darbe: 33 tutuklama
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 74 şüpheli hakkında yargı süreci hızla tamamlandı. Mahkeme heyeti, deliller ve raporlar ışığında 33 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi. Soruşturma kapsamında diğer şüphelilerden 20'si hakkında ev hapsi kararı verilirken, 21 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İstanbul'da gerçekleştirilen bu operasyon, vatandaşlık hakkının kötüye kullanılmasına yönelik yürütülen en kapsamlı müdahalelerden biri olarak kayıtlara geçti. Emniyet güçlerinin, benzer usulsüzlüklerin önüne geçmek adına yürüttüğü denetimlerin ve incelemelerin titizlikle devam edeceği bildirildi.

