Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Yalova’da binlerce insanımızı kaybettiğimiz o karanlık gecenin yaraları hala taze. Ancak o gün hiçbir şey bilmeden enkaz altında kalanlar, bugün başkalarının hayatını kurtarmak için eğitim veriyor.
Depremin acı dersleri
Muhittin Mert ve Sabri Karaçam, 1999 yılında ne yapacağını bilmeyen binlerce insandan sadece ikisiydi. Mert, o 45 saniyeyi ömrü boyunca unutamadığını söylüyor. Yatakta çaresizce beklediği o anlardan sonra, komşusunun yardım çağrısıyla yıkıntıların arasına dalmış. O gün hiçbir eğitimi olmadığını itiraf eden Mert, artık afet anında nasıl hareket edeceğini çok iyi biliyor. Kahramanmaraş depremlerinde de görev alan Mert, aradaki farkı net bir şekilde görüyor. Yaz mevsiminde gerçekleşen 1999 depreminin şartları, kışın yaşanan Kahramanmaraş felaketine göre daha "avantajlı" kalmış.
Hazırlık hayat kurtarıyor
Sabri Karaçam ise AFAD ve Sivil Savunma bünyesinde aldığı eğitimlerle bugün tam bir uzman. Karaçam, en büyük hatamızın "bilinçsizlik" olduğunu vurguluyor. Deprem anını beklemek yerine, deprem öncesinde evdeki eşyaları sabitlemenin ve bir afet planı yapmanın hayati önem taşıdığını hatırlatıyor. Bugün Yalova’daki okullarda ve mahallelerde öğrencilere, vatandaşlara bu hazırlık sürecini anlatıyor. 27 yıl önce yaşadıkları o çaresizlik, bugün yüzlerce insanın hayatını kurtaracak bir bilgi birikimine dönüştü.
Peki, sen kendi hazırlığını yaptın mı? Evindeki dolapları sabitledin mi, yoksa hala "bana bir şey olmaz" mı diyorsun?