Yalova Adliyesi önünde 26 Eylül 2025 tarihinde yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran cinayet davasında, dört tutuklu sanık ilk kez hakim karşısına çıkarak savunmalarını yaptı. Bursa'da daha önce yaşanan bir arazi anlaşmazlığı sonucu öldürülen Abdurrahman Aslan'ın intikamını almak amacıyla hareket ettiği öne sürülen Ömer Aslan, tanık olarak ifade vermeye gelen Halis Turan'ı adliye çıkışında pusuya düşürerek katletti. Olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma, cinayetin anlık bir öfke patlaması değil, günler öncesinden planlanmış bir infaz olduğunu ortaya koydu.

Adliye çıkışında planlı infaz
İddianamede yer alan bilgilere göre, şüphelilerin cinayetten bir gün önce Bursa'daki bir evde bir araya gelerek plan yaptıkları ve Halis Turan'ın günlük rutinlerini takip ettikleri belirlendi. Yusuf Aslan ve Mehmet Şah Aslan'ın, olay sabahı Turan'ın evinin önünde keşif yaparak, hedefteki ismin Yalova'ya doğru yola çıktığını diğer sanıklara bildirdikleri tespit edildi. Ömer Aslan'ın, ağabeyinin ölümünden sorumlu tuttuğu Turan ailesine karşı duyduğu kini çevresine sık sık dile getirdiği ve savunmasız bir anı kolladığı iddianamede detaylandırıldı. Zübeyir Aslan'ın ise kardeşinin eylemi gerçekleştirememesi ihtimaline karşı araçta hazır beklediği ve silahları muhafaza ettiği kaydedildi.

Savunmada pişmanlık iddiası
Mahkeme salonunda söz alan Ömer Aslan, cinayeti tek başına işlediğini iddia ederek diğer sanıkların olayla bir ilgisi olmadığını savundu. Ağabeyinin ölümünün yarattığı travmanın etkisiyle hareket ettiğini öne süren Aslan, Halis Turan'ı adliye çıkışında gördüğünde kontrolünü kaybettiğini ifade etti. Aslan, pişman olduğunu belirterek, amacının öldürmek olmadığını, sadece ağabeyinin hatırasının gözünün önüne geldiğini iddia etti. Ancak savcılık makamı, sanığın 12 el ateş ettiği ve bunlardan 5'inin maktulün vücuduna isabet ettiği gerçeğinden yola çıkarak, eylemin tasarlayarak ve kan gütme saikiyle gerçekleştirildiğini vurguladı.

Telefon kayıtları suçlamaları güçlendirdi
Sanıkların savunmalarındaki çelişkiler, özellikle Mehmet Şah Aslan'ın olay sonrası yaptığı telefon görüşmeleriyle derinleşti. İddianameye giren kayıtlarda, Aslan'ın bir görüşmesinde, bu tür olayların karşılıklı olduğunu ve birinin ölmesi durumunda diğerinin de öleceğini ifade ettiği görüldü. Mahkeme heyeti, sanıkların keşif yapmadıkları ve telefon görüşmelerinin sadece hava atmak amacıyla yapıldığı yönündeki savunmalarını sorguladı. Yalova 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma, delillerin değerlendirilmesi ve eksik hususların giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi. Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.


