Havadis | Yalova | Yalova’da sessiz çığlık: Tuvaldeki portreler artık aramızda olmayan kadınların hikayesini anlatıyor

Yalova’da sessiz çığlık: Tuvaldeki portreler artık aramızda olmayan kadınların hikayesini anlatıyor

Yalova’da düzenlenen sarsıcı bir sergi, 2008-2019 yılları arasında katledilen kadınların anısını yaşatırken, şiddetin hem fiziksel hem de ruhsal yıkımını gözler önüne seriyor.

Yalova’da düzenlenen sarsıcı bir sergi, 2008-2019 yılları arasında katledilen kadınların anısını yaşatırken, şiddetin hem fiziksel hem de ruhsal yıkımını gözler önüne seriyor.

Yalova’da sessiz çığlık: Tuvaldeki portreler artık aramızda olmayan kadınların hikayesini anlatıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Yalova, son günlerde oldukça sarsıcı ve bir o kadar da düşündürücü bir farkındalık projesine ev sahipliği yapıyor. Narsizme Karşı Mücadele Derneği binasında kapılarını ziyaretçilere açan özel bir sergi, sadece sanat eserlerini değil, aynı zamanda toplumun kanayan yarası olan kadın cinayetlerini ve şiddet sarmalını merkezine alıyor. Sanatçı Şükran Üst’ün titizlikle hazırladığı bu çalışma, 2008 ile 2019 yılları arasında hayatını kaybeden kadınların portrelerini bir araya getirerek, onların hikayelerini sessiz bir dille anlatmayı amaçlıyor. Sergi salonunun duvarlarını kaplayan bu portreler, izleyicilere sadece birer resim değil, yarım kalmış hayatların hüzünlü birer yansımasını sunuyor.

Şiddetin görünür yüzü ve hayatta kalanların mücadelesi

Sergide yer alan çalışmalar sadece geçmişte yaşanan acı kayıplarla sınırlı kalmıyor. Makyaj teknikleri kullanılarak oluşturulan ve şiddetin fiziksel izlerini taşıyan kadın fotoğrafları, şiddetin ne kadar somut ve yıkıcı bir gerçeklik olduğunu gözler önüne seriyor. Kadın ve Çocuk Hakları Koruma Yardımlaşma Derneği (KAÇODER) Başkanı Selda Gülçiçek Avcıoğlu, bu serginin sadece bir anma etkinliği olmadığını, aynı zamanda halen şiddet sarmalı içinde yaşayan kadınlar için bir uyarı niteliği taşıdığını vurguluyor. Avcıoğlu, sergilenen fotoğrafların bir kısmının henüz hayatta olan ve şiddet gören kadınları temsil ettiğini belirterek, bu kişilerin kurtarılma ihtimalinin hala var olduğuna dikkat çekiyor. Toplamda 100’den fazla fotoğrafın yer aldığı bu ilk aşama, 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü’nde Yalova Kent Müzesi’nde çok daha kapsamlı bir şekilde halkla buluşmaya hazırlanıyor.

Ruhun ölümü bedenin ölümünden önce başlıyor

Serginin bir diğer önemli ayağını ise psikolojik şiddet boyutu oluşturuyor. Narsizme Karşı Mücadele Derneği Başkanı Zehra Özkaraduman, fiziksel şiddetin genellikle uzun süreli bir psikolojik baskı sürecinin ardından geldiğini ifade ediyor. Özkaraduman, kadınların öldürülmeden önce ruhlarının katledildiğini belirterek, bu ruh katillerine karşı herhangi bir yasal yaptırımın bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğunu dile getiriyor. Sergide yer alan portrelerin aslında buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu belirten Özkaraduman, 2008-2019 yılları arasındaki verilerin ötesinde, güncel rakamların 5 binin üzerine çıktığını ve bu sayının her geçen gün artmaya devam ettiğini üzülerek paylaşıyor. Yalova’da yakın zamanda yaşanan ve hamile bir kadının hayatını kaybettiği trajik olay da bu acı tablonun güncelliğini koruduğunu kanıtlar nitelikte.

Toplumsal sessizliğe karşı bir duruş

Bir ay boyunca ziyaretçilere açık kalacak olan bu sergi, tüm Yalova halkını kadınların yaşam hakkına sahip çıkmaya davet ediyor. KAÇODER Başkanı Avcıoğlu, toplumun kadın cinayetleri karşısındaki sessizliğini sorgulayarak, herkesin bir annesi, kızı veya kız kardeşi olduğunu hatırlatıyor. Kadınların sadece çiçek olarak görülmesine karşı çıkan Avcıoğlu, onların birer insan olarak yaşam hakkı talep ettiklerini ve bu temel hakkın korunması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini savunuyor. Sergi, şiddetin her türlüsüne karşı duruş sergileyen, kadınların güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmesini savunan bir platform olarak, ziyaretçilerini derin bir empati kurmaya ve toplumsal duyarlılığı artırmaya çağırıyor. Bu sergi, sadece bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda bir toplumun vicdan muhasebesi yapması için açılmış bir kapı olma özelliğini taşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız