Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde, yıllardır gizemini koruyan ve Nuh'un Gemisi'ne ait olduğu iddia edilen tekne şeklindeki bölgede yürütülen bilimsel çalışmalar, bölgenin jeolojik ve organik yapısına dair ezber bozan bulgular sunmaya devam ediyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Nuh'un Gemisi Araştırma Projesi ekibi, bu yıl gerçekleştirdikleri saha çalışmalarında elde ettikleri verilerle araştırmayı yeni bir boyuta taşıdı. Proje Başkan Yardımcısı Andrew Jones tarafından paylaşılan bilgiler, bölgedeki toprak analizlerinin, çevredeki yamaçlardan belirgin şekilde ayrıştığını kanıtlar nitelikte.
Toprak analizlerinde dikkat çeken üç kat fark
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, tekne formundaki alanın içinden alınan toprak örneklerinin, hemen dışındaki bölgeyle kıyaslandığında üç kat daha fazla organik madde barındırdığının tespit edilmesi oldu. Atatürk Üniversitesi laboratuvarlarında gerçekleştirilen detaylı incelemeler, bu bölgedeki toprağın dağ yamacındaki doğal toprak yapısından tamamen farklı bir kompozisyona sahip olduğunu gösterdi. Uzmanlar, bu yüksek organik madde oranının, bölgede geçmişte yaşanmış olabilecek insan faaliyetlerine, hayvan kalıntılarına veya çürümüş ahşap gibi organik materyallere işaret edebileceği üzerinde duruyor. Elde edilen bu veriler, bölgenin sadece jeolojik bir oluşumdan ibaret olmayabileceği yönündeki teorileri güçlendiriyor.
Radar taramalarında gizemli boşluklar ve tüneller
Sadece toprak analiziyle sınırlı kalmayan çalışmalar, modern radar teknolojileri kullanılarak yer altının derinliklerine de odaklandı. Yapılan taramalarda, yerin altında dik açılı yapılar, olası tünel girişleri, katmanlı oluşumlar ve boşluklar tespit edildi. Bazı anomalilerin doğal süreçlerle açıklanamayacak kadar düzenli olması, bunların insan yapımı birer mimari iz olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Yüzeyin 3-4 metre altından başlayıp 13 metre derinliğe kadar uzanan bu boşluklar, araştırmacıları bölgede ilk kez karotlu sondaj çalışması yapmaya sevk etti. Bir noktada 18 metreye kadar inen sondaj çalışmaları, bölgenin derinliklerindeki gizemi çözmek adına atılan en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası ilgi ve gelecek planları
Bölgedeki çalışmalar sadece yerel değil, uluslararası düzeyde de büyük bir merakla takip ediliyor. Bu yıl dünyanın dört bir yanından gelen belgesel ekipleri, bölgedeki kazı ve tarama faaliyetlerini yakından görüntüleyerek süreci kayıt altına aldı. Toplamda 300'den fazla numunenin toplandığı ve Ankara Üniversitesi laboratuvarlarına gönderildiği bu geniş kapsamlı araştırmada, kış ayları boyunca sürecek olan analizler büyük önem taşıyor. Elde edilen tüm verilerin birleştirilmesiyle, gelecek yılın yaz başında kapsamlı bir raporun yayımlanması planlanıyor. Bilim dünyası, bu raporun Nuh'un Gemisi efsanesine dair bilimsel bir kanıt sunup sunmayacağını merakla bekliyor.