Havadis | Yaşam | Alanya'da alarm zilleri çalıyor: Sel, kuraklık ve yangın üçgeninde geleceği kurtarma operasyonu

Alanya'da alarm zilleri çalıyor: Sel, kuraklık ve yangın üçgeninde geleceği kurtarma operasyonu

Avrupa Birliği destekli Pathways2Resilience projesiyle Alanya, iklim değişikliğinin yarattığı somut tehditlere karşı bilimsel bir kalkan oluşturuyor. Turizmden tarıma kadar şehrin tüm damarlarını etkileyen bu kriz karşısında, yerel yönetim ve üniversite iş birliğiyle kapsamlı bir dirençlilik stratejisi hayata geçiriliyor.

Avrupa Birliği destekli Pathways2Resilience projesiyle Alanya, iklim değişikliğinin yarattığı somut tehditlere karşı bilimsel bir kalkan oluşturuyor. Turizmden tarıma kadar şehrin tüm damarlarını etkileyen bu kriz karşısında, yerel yönetim ve üniversite iş birliğiyle kapsamlı bir dirençlilik stratejisi hayata geçiriliyor.

Alanya'da alarm zilleri çalıyor: Sel, kuraklık ve yangın üçgeninde geleceği kurtarma operasyonu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Alanya, sadece güneş ve denizin değil, aynı zamanda iklim krizinin de en sert yüzüyle karşı karşıya kaldığı bir döneme girdi. Geçtiğimiz kış yaşanan sel felaketleri, barajların taşma noktasına gelmesi ve yaz aylarını kabusa çeviren orman yangınları, şehrin artık bir tercih değil, zorunluluk olarak iklim değişikliğine karşı direnç geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu kritik süreçte, Alanya Belediyesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) ve Atalay İklim Plan Çevre Danışmanlığı güçlerini birleştirerek Pathways2Resilience (P2R) projesini başlattı. Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından 210 bin avro bütçeyle desteklenen bu girişim, şehrin geleceğini korumak adına atılan en kapsamlı adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sadece bir çevre sorunu değil, halk sağlığı krizi

ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, iklim değişikliğinin artık akademik bir tartışma konusu olmaktan çıkıp günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini vurguluyor. Bir hekim kimliğiyle konunun sağlık boyutuna dikkat çeken Türkdoğan, sıcak hava dalgalarının kalp-damar hastalıklarından böbrek yetmezliğine kadar geniş bir yelpazede risk oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve açık havada çalışanlar için artan bu tehditler, iklim dirençliliğinin sadece altyapı değil, doğrudan insan yaşamını koruma meselesi olduğunu kanıtlıyor. Üniversitelerin sadece teorik bilgi üreten yerler olmadığını, şehrin sorunlarına çözüm geliştiren merkezler olması gerektiğini savunan Türkdoğan, bilimsel verilerin yerel tecrübeyle harmanlanmasının tek çıkış yolu olduğunu ifade ediyor.

Felaket senaryoları kapıda: Turizm ve tarım risk altında

Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak ise sahadaki acı tabloyu gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz kış yaşanan sel felaketlerinde, en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda birçok mahalleye ulaşımın tamamen kesileceği ve havadan müdahale gerekeceği gerçeği, yetkilileri harekete geçirdi. Sadece su baskınları değil, yeraltı sularındaki debi düşüşü de tarımsal üretimi tehdit ediyor. Subtropikal iklimde tropikal meyve yetiştirme çabası veren üreticiler, mevsimsel kaymalar nedeniyle artık ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya. Turizm sezonunun kasım ayına kadar uzaması ve mayıs-haziran aylarının beklenmedik yağışlarla geçmesi, sektörün geleneksel işleyişini zorluyor. Koçak, bu tehditlerin artık kapıyı çaldığını ve kurumların ortak bir akılla hareket etmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Bilimsel verilerle şekillenen bir yol haritası

Çalıştay kapsamında uzmanlar, Alanya'nın iklim risklerini haritalandırarak kentsel ısı adaları, kıyı erozyonu ve su stresi gibi başlıkları masaya yatırdı. Katılımcılar, Mentimeter gibi dijital araçlar kullanarak şehrin en kırılgan noktalarını belirledi. Projenin bir sonraki aşamasında, bu veriler ışığında kapsamlı bir İklim Dirençlilik Stratejisi ve Eylem Planı oluşturulacak. Hedef, sadece riskleri tespit etmek değil; bu riskleri belediyenin stratejik planlarına, afet yönetimine ve kentsel gelişim politikalarına entegre ederek Alanya'yı geleceğin iklim şartlarına hazır hale getirmek. Kamu kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir paydaş grubunun katılımıyla yürütülen bu çalışma, Alanya'nın sadece bugününe değil, gelecek nesillere bırakılacak mirasına da sahip çıkmayı amaçlıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız