Samsun’da faaliyet gösteren Atakum Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nin kapısından içeri girdiğinizde, sizi alışılagelmiş resmi bir çalışma ortamından ziyade, geçmişin derinliklerine uzanan bir zaman tüneli karşılıyor. Kooperatif Başkanı Metin Sinecek’in makam odası, bugün artık seri üretimin gölgesinde kalan el emeği eserlerin, ustaların ve zanaatkarların hatıralarıyla dolu özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Odanın her köşesi, adeta bir antikacı dükkanının sıcaklığını ve yaşanmışlığını yansıtıyor.
Geçmişin izlerini makamında yaşatıyor
Başkan Metin Sinecek, sadece kooperatifin günlük işleyişini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda bir kültür elçisi gibi hareket ederek geçmişte yaşamış esnaf ve sanatkarların mirasını koruma altına alıyor. Çevresinden, ailelerden ve çeşitli kaynaklardan temin ettiği, her biri ayrı bir emeğin ürünü olan eski eşyaları titizlikle toplayan Sinecek, bu parçaları makam odasının farklı noktalarında sergiliyor. Sinecek, bu eşyaların sadece dekoratif birer obje olmadığını, aksine geçmişteki dedelerin, babaların ve ustaların alın terini temsil ettiğini vurguluyor. Bulduğu her değerli parçayı odasına kazandırmayı bir görev edinen Başkan, bu sayede esnaf kültürünün unutulmaması için çaba sarf ediyor.
Teknolojiye karşı el emeğinin zaferi
Günümüz dünyasında teknolojinin ve seri üretimin hayatın her alanını kuşattığı bir dönemde, bu eserlerin taşıdığı anlam daha da derinleşiyor. Sinecek, geçmişte birçok eşyanın büyük bir sabır, ustalık ve göz nuruyla üretildiğini hatırlatarak, makam odasında sergilenen bu parçaların modern çağın hızlı tüketim alışkanlıklarına bir başkaldırı niteliği taşıdığını belirtiyor. Ona göre, bu eserler sadece birer eşya değil, aynı zamanda geçmişte hayatını kaybeden esnaf ve sanatkarların ruhunu taşıyan birer hatıra. Bu nedenle, onların emeklerini kendi makamında yaşatmanın kendisi için manevi bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor.
Ziyaretçiler için bir nostalji durağı
Kooperatife gelen esnaf ve sanatkarlar, bu sıra dışı makam odasıyla karşılaştıklarında büyük bir şaşkınlık ve hayranlık yaşıyor. Ziyaretçiler, odadaki el emeği ürünleri gördüklerinde kendi çocukluklarına, aile büyüklerinin çalışma ortamlarına ve geleneksel üretim kültürünün hakim olduğu o eski günlere kısa bir yolculuk yapma fırsatı buluyor. Kaybolmaya yüz tutmuş zanaatların izlerini taşıyan bu eserler, ziyaretçiler için sadece birer dekorasyon öğesi değil, aynı zamanda ortak bir kültürel hafızanın yeniden canlanması anlamına geliyor. Başkan Metin Sinecek, bu sayede hem geçmişin değerini hatırlatıyor hem de esnafın üretim kültürünü gelecek nesillere aktarmanın gururunu yaşıyor.