Havadis | Yaşam | Başkumandanın dehası masadaki hesapları bozdu 104 yıl önce bugün tarih yeniden yazıldı

Başkumandanın dehası masadaki hesapları bozdu 104 yıl önce bugün tarih yeniden yazıldı

yüzyılın en özgün bağımsızlık mücadelesi örneklerinden birini ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

yüzyılın en özgün bağımsızlık mücadelesi örneklerinden birini ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

Başkumandanın dehası masadaki hesapları bozdu 104 yıl önce bugün tarih yeniden yazıldı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulamaları Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Murzioğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, emperyalist projelerin sahada çökertildiği bu zaferin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, aynı zamanda uluslararası dengeleri kökünden değiştiren siyasi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Zaferin yıl dönümünde açıklamalarda bulunan Murzioğlu, 30 Ağustos 1922 tarihinin, I. Dünya Savaşı'nın galiplerinin Yakındoğu ve Doğu Akdeniz'de kurduğu yapay dengelerin, Türk milletinin kararlılığı karşısında nasıl yıkıldığını gösteren eşsiz bir örnek olduğunu belirtti. Murzioğlu, askeri stratejinin kalıcı bir siyasi gerçekliğe dönüştüğü bu sürecin, uluslararası sistemin güç parametrelerini de yeniden şekillendirdiğini ifade etti.

Masa başında çizilen haritaların hüsranı

Diplomasi masalarında kurgulanan ve Sevr Antlaşması ile dayatılmak istenen politikaların Dumlupınar'da büyük bir hezimete uğradığını kaydeden Murzioğlu, dönemin büyük güçlerinin Anadolu üzerindeki emellerinin Büyük Taarruz'un olağanüstü başarısıyla yerle bir olduğunu söyledi. Bu sonucun, meşruiyetini halktan alan milli bir direniş karşısında hiçbir planın geçerliliğinin olmadığını tüm dünyaya ispatladığını dile getiren Murzioğlu, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan zaferin, yeni bir diplomatik dönemin de habercisi olduğunu aktardı.

Sahadaki zaferden masadaki zafere uzanan yol

Türk ordusunun elde ettiği ezici üstünlüğün İtilaf Devletleri'ni diplomatik bir geri çekilmeye mecbur bıraktığını hatırlatan Murzioğlu, Mudanya Mütarekesi ve ardından Lozan Barış Antlaşması'na uzanan sürecin, sahadaki askeri dehanın Misak-ı Milli hedeflerini tescil eden siyasi bir zafere dönüşümü olduğunu belirtti. Bu sürecin, tam bağımsız bir devletin temellerini attığını vurgulayan Murzioğlu, Türk milletinin bu emsalsiz iradesiyle 20. yüzyılın en özgün bağımsızlık mücadelesi örneklerinden birini ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

Geleceğe miras kalan şuur

Murzioğlu, bugün en önemli görevin bu şanlı zaferin kazandırdığı tarihsel bilinci ve milli şuuru aynı kararlılıkla canlı tutmak olduğunu belirterek, 30 Ağustos'un sadece geçmişin bir hatırası değil, geleceğe yön veren bir rehber niteliği taşıdığını kaydetti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız