Havadis | Yaşam | Bulutların üzerinde meyve ziyafeti: 2 bin 517 metrelik zirve yolculuğu

Bulutların üzerinde meyve ziyafeti: 2 bin 517 metrelik zirve yolculuğu

Gümüşhane'nin Torul ilçesinde bir araya gelen doğa tutkunları, Sarıç Dağı'nın zirvesine uzanan 12,5 kilometrelik rotada hem zorlu bir tırmanış gerçekleştirdi hem de doğanın sunduğu yaban meyveleriyle enerji depolayarak unutulmaz bir gün yaşadı.

Gümüşhane'nin Torul ilçesinde bir araya gelen doğa tutkunları, Sarıç Dağı'nın zirvesine uzanan 12,5 kilometrelik rotada hem zorlu bir tırmanış gerçekleştirdi hem de doğanın sunduğu yaban meyveleriyle enerji depolayarak unutulmaz bir gün yaşadı.

Bulutların üzerinde meyve ziyafeti: 2 bin 517 metrelik zirve yolculuğu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) tarafından organize edilen geleneksel doğa yürüyüşü, bu hafta sonu katılımcılarını Torul ilçesinin yüksek kesimlerine taşıdı. Gümüşhane ve Trabzon'dan gelen 18 kişilik ekip, Tokçam köyünden başlayarak 2 bin 517 metre rakımlı Sarıç Dağı'nın zirvesine ulaşmak için oldukça zorlu ancak bir o kadar da keyifli bir parkuru geride bıraktı. Toplamda 12,5 kilometrelik bir mesafeyi kapsayan bu özel rota, sporculara hem fiziksel bir sınav hem de görsel bir şölen sundu.

Doğanın sunduğu lezzetlerle enerji depoladılar

Yürüyüşün başlangıç noktası olan Tokçam köyü İstavri Pınarı mevkiinden itibaren ormanlık alanın derinliklerine dalan sporcular, yol boyunca karşılaştıkları doğal zenginliklerle karşılaştı. Parkurun ilk bölümlerinde bolca bulunan ahududu ve böğürtlenler, tırmanışın yorgunluğunu unutturan doğal bir enerji kaynağına dönüştü. Zaman zaman yoğun sis bulutlarının etkisi altına giren rota, Tokçam Yaylası üzerinden Yurt Köyü Yaylası yakınlarına doğru yatay bir geçişle devam etti. Bu güzergah üzerinde ise dağ çileği, çalı çileği ve bölgede likarpa ya da ligarba olarak bilinen yaban mersini çeşitleri, yürüyüşçülerin hem toplayıp hem de tadına baktığı lezzetler arasında yer aldı. Tarihi çeşmelerden akan serin sularla susuzluklarını gideren ekip, doğanın sunduğu bu aromatik zenginlik eşliğinde zirveye doğru ilerleyişini sürdürdü.

Sis bulutlarının üzerinde eşsiz bir manzara

Zirveye ulaştıklarında karşılaştıkları manzara, tüm yorgunluklarını bir anda silip süpürdü. 2 bin 517 metre yükseklikte, sis bulutlarının üzerinde adeta bir seyir terasında bulunan sporcular, burada kısa bir mola vererek çay ve kahve eşliğinde çevreyi izleme fırsatı buldu. Gümüşhane, Torul ve Kürtün'ün yüksek noktalarından görünen bu eşsiz coğrafya, katılımcılar için günün en unutulmaz anlarından biri oldu. Akademisyen Aleyna Gün, bu deneyimi cesaret ve direnci tazeleyen bir yolculuk olarak tanımlarken, parkurun hem zorlayıcı hem de büyüleyici olduğunu vurguladı. Katılımcılardan Orhan Koca ise sisin yarattığı atmosferin ve zirvedeki manzaranın tüm çabaya değdiğini ifade etti.

İniş yolunda çam ormanlarının huzuru

Zirvedeki dinlenmenin ardından ekip, İsravroma Sırtı üzerinden başlangıç noktasına yakın bir bölgeye doğru inişe geçti. Trabzon'dan katılan Dr. Halil İbrahim Taşhan, tırmanıştan ziyade inişin teknik olarak daha zorlayıcı olduğunu ancak rotanın güzelliğinin bu zorluğu gölgelediğini belirtti. Özellikle iniş güzergahındaki doğal çam ormanlarının sunduğu görsel zenginlik, sporcuların doğa ile olan bağını güçlendirdi. GÜDAK'ın gelenekselleşen bu faaliyetleri, bölgenin saklı kalmış güzelliklerini keşfetmek isteyen doğa severler için her hafta yeni bir rota sunmaya devam ediyor. Sarıç Dağı tırmanışı, hem fiziksel kondisyonu zorlayan yapısı hem de sunduğu yaban meyveleri ve sisli manzaralarıyla katılımcıların hafızalarında yer eden başarılı bir etkinlik olarak kayıtlara geçti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız