Samsun'un bereketli topraklarıyla bilinen Çarşamba Ovası, son iki gündür etkisini gösteren ve bölgeyi adeta bir göle çeviren şiddetli sağanak yağışların ardından zor günler geçiriyor. Türkiye genelinde en yüksek yağış miktarının kaydedildiği yerlerden biri olan Çarşamba ilçesinde, metrekareye düşen 112,9 kilogramlık yağış miktarı, hayatı durma noktasına getirdi. Dün öğle saatlerinden itibaren şiddetini artıran ve sabaha kadar hiç durmadan devam eden yağışlar, ilçeye bağlı çok sayıda mahallede su kanallarının taşmasına ve evlerin giriş katlarının sular altında kalmasına neden oldu. Bölge sakinleri, kendi kısıtlı imkanlarıyla evlerine dolan suları tahliye etmeye çalışırken, tarım arazilerindeki manzara ise felaketin boyutunu gözler önüne serdi.
Tarım arazileri ve ahırlar sular altında
Yağışın en yoğun hissedildiği noktalardan biri olan Ovacık Mahallesi'nde yaşayan Şaban Karakuş, yaşadıkları çaresizliği dile getirerek, evinin giriş katının tamamen suyla dolduğunu ve benzer bir felaketi daha önce de tecrübe ettiklerini belirtti. Bölgedeki tarım arazilerinin büyük bir kısmının sular altında kaldığını ifade eden Karakuş, durumun ciddiyetini vurguladı. Bir diğer mahalle sakini Selim Candan ise bölgede kısa süre içerisinde yaşanan ikinci büyük sel felaketiyle karşı karşıya olduklarını söyledi. Özellikle ovanın deniz tarafında kalan altı mahallenin ciddi şekilde etkilendiğini belirten Candan, ahırların ve tüm geçim kaynaklarının perişan durumda olduğunu, sabaha kadar süren yağışın ardından hiçbir şeyin kurtarılamadığını dile getirdi.
Altyapı yetersizliği tartışmaları alevlendirdi
Bölgedeki su baskınlarının nedenleri üzerine konuşan Arslan Kurtoğlu ise şiddetli yağışların yanı sıra altyapıdaki eksikliklere dikkat çekti. Yapılan hizmetlerin iyi niyetli olduğunu ancak teknik açıdan yetersiz kaldığını savunan Kurtoğlu, su kanallarının dar yapılması ve üzerindeki köprülerin su akışını engelleyecek kadar küçük olması nedeniyle suyun tarlalara taştığını ifade etti. Kurtoğlu, "Görülmemiş yağmurlar yağdı ancak kanallar bu debiyi taşıyamadı. Köprülerin altından geçemeyen su, doğrudan ekili alanlara yöneldi" diyerek tepkisini dile getirdi. Bu durumun sadece evleri değil, mısır ekili alanları ve fındıklıkları da vurduğunu belirten bölge halkı, hasat döneminde ürünlerini toplayamamanın üzüntüsünü yaşıyor.
Kısa sürede ikinci büyük felaket
Çarşamba Ovası'ndaki bu tablo, bölgenin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Daha 13 Ağustos tarihinde meydana gelen sağanak yağışlarda da benzer bir felaket yaşanmış, 30 mahallede yaklaşık 5 bin dekar tarım arazisi sular altında kalmıştı. Henüz o felaketin yaraları sarılmaya çalışılırken gelen bu ikinci şiddetli yağış, çiftçinin umutlarını bir kez daha suya düşürdü. Fındıklarını toplayamadan sular altında kalan üreticiler, bahçelerinin ve tarlalarının göle dönmesini çaresizce izlemek zorunda kaldı. Bölgedeki su baskınlarının ardından tarımsal alanlarda meydana gelen büyük çaplı zarar, önümüzdeki günlerde yapılacak hasar tespit çalışmalarıyla netlik kazanacak.