Havadis | Yaşam | Çöplükten çıkan distopik şehirler: Hurda yığınlarını sanatla yeniden diriltiyor

Çöplükten çıkan distopik şehirler: Hurda yığınlarını sanatla yeniden diriltiyor

Antalya'da yaşayan Kürşat Gür, otuz yıl önce hobi olarak başladığı ileri dönüşüm yolculuğunda, hurdalıklardan topladığı elektronik atıkları büyüleyici sanat eserlerine dönüştürerek atölyesini adeta bir sergi salonuna çeviriyor.

Antalya'da yaşayan Kürşat Gür, otuz yıl önce hobi olarak başladığı ileri dönüşüm yolculuğunda, hurdalıklardan topladığı elektronik atıkları büyüleyici sanat eserlerine dönüştürerek atölyesini adeta bir sergi salonuna çeviriyor.

Çöplükten çıkan distopik şehirler: Hurda yığınlarını sanatla yeniden diriltiyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Antalya sokaklarında yürürken birçoğumuzun göz ardı ettiği, ömrünü tamamlamış eski bir matkap, tozlu bir bilgisayar kasası veya hurdaya ayrılmış bir video oynatıcı, 56 yaşındaki Kürşat Gür için bambaşka anlamlar taşıyor. Gür, yaklaşık otuz yıldır bit pazarlarından ve hurdalıklardan topladığı bu atıl malzemeleri, estetik bir bakış açısıyla yeniden şekillendirerek günlük yaşamın bir parçası haline getiriyor. Çocukluk yıllarında kendi oyuncaklarını tel ve benzeri basit materyallerle yapan Gür, bu tutkusunu 1997 yılından itibaren profesyonel bir ileri dönüşüm sanatına dönüştürerek, bugün 200'ün üzerinde özgün esere imza atmış durumda.

Çocukluktan gelen yaratıcı bir tutku

Gür'ün sanata olan ilgisi, henüz küçük bir çocukken kendi oyuncaklarını üretme çabasıyla filizlendi. O dönemde eline geçen her nesneyi bir canlıya veya bir objeye benzetme yeteneği, zamanla gelişerek bugünkü profesyonel çalışmalarının temelini oluşturdu. 2006 yılında kendi atölyesini kurarak çalışmalarını daha sistematik bir hale getiren sanatçı, o yıllarda ileri dönüşüm kavramının toplumda henüz tam olarak karşılık bulmadığını ifade ediyor. İlk denemelerini yaptığı dönemlerde çevresinden gelen şaşkın bakışlara ve anlaşılmama hissine rağmen, içindeki üretme arzusunu hiçbir zaman kaybetmediğini vurguluyor. Toplumun o dönemde atık malzemelere bakış açısının çok daha farklı olduğunu, ancak kendisinin bu malzemelerin içindeki gizli potansiyeli görmekten asla vazgeçmediğini belirtiyor.

İşlevsellik ve estetiğin hurda ile buluşması

Sanatçının atölyesi, adeta distopik bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bilgisayar ana devre kartlarını kullanarak inşa ettiği minyatür şehirler, eski şaryolardan tasarladığı balık figürleri veya matkap gövdelerinden oluşturduğu büstler, Gür'ün yaratıcılığının sınırlarını gözler önüne seriyor. Ürettiği eserlerin bir kısmı sadece dekoratif birer obje olarak evleri süslerken, bir kısmı da günlük hayatta işlevsel birer eşyaya dönüşüyor. Örneğin, eski bir elektrikli süpürgeyi şık bir aydınlatma aracına dönüştürerek, hem atık yönetiminde farkındalık yaratıyor hem de kullanışlı bir tasarım ortaya koyuyor. Bu süreçte malzemelerin ömrünü uzatmak, onun için sadece bir sanat faaliyeti değil, aynı zamanda çevresel bir sorumluluk bilincini de beraberinde getiriyor.

Atölyeden yükselen dönüşüm hikayesi

Kürşat Gür, malzemelerini temin ederken sadece hurdalıklarla sınırlı kalmıyor; çevresindeki insanların artık kullanmadığı eşyaları da ona ulaştırmasıyla geniş bir hammadde ağına sahip oluyor. Her bir parçanın hikayesini dinleyerek onları yeni bir formda yaşatmanın kendisine büyük bir manevi tatmin sağladığını ifade ediyor. 1997 yılından bu yana süregelen bu serüven, bugün artık bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda. Gür, her türlü atık malzemenin doğru bir estetik kaygıyla işlendiğinde, aslında ne kadar değerli birer sanat objesine dönüşebileceğini kanıtlıyor. Onun atölyesi, sadece eski parçaların bir araya geldiği bir yer değil, aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan nesnelerin geleceğe taşındığı bir üretim merkezi olarak dikkat çekiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız