Antalya'da yaşayan Hatice Kaplan için 26 Nisan günü başlayan doğa gezisi, hayatının en unutulmaz ve stresli anılarından birine dönüştü. Memleketi Konya'nın Beyşehir ilçesine bağlı Çetmi Mahallesi'ne gelen Kaplan, bölgenin meşhur kuzugöbeği mantarlarını toplamak amacıyla yaklaşık bin 400 rakımlı sarp ve ormanlık bir alana çıktı. Zorlu arazi koşullarında hareket kabiliyetini artırmak ve rahat etmek isteyen Kaplan, kolundaki üç altın bileziği çıkararak çantasına yerleştirdi. Ancak gün boyu süren mantar arayışı sırasında fark etmeden çantanın fermuarından veya açıklığından düşen bilezikler, uçsuz bucaksız dağlık arazide kaybolup gitti. Akşam saatlerinde durumu fark eden Kaplan ve ailesi, büyük bir panikle bölgeye geri dönerek günlerce süren kapsamlı bir arama çalışması başlattı. Çevredeki mahalle sakinlerine haber verildi, duyurular yapıldı ancak 30 gram ağırlığındaki altınlar, doğanın derinliklerinde adeta izini kaybettirdi. Umutların tükendiği noktada Kaplan, çaresizce Antalya'ya geri dönmek zorunda kaldı.
Beş ay sonra gelen mucizevi haber
Aylar süren sessizliğin ardından, bölgenin coğrafi yapısına hakim olan ve geçimini hayvancılıkla sağlayan Mustafa Demir, beklenmedik bir keşfe imza attı. Komşu ilçe Derebucak'ın Göynem Mahallesi'nde keçilerini otlatan Demir, Çetmi Mahallesi sınırlarına yakın bir noktada, yaşlı bir ağacın dibinde parlayan bir şeyler fark etti. Yakından baktığında toprağın üzerinde duran üç altın bileziği gören çoban, büyük bir şaşkınlık yaşadı. Bileziklerin kime ait olabileceğini sorgulayan Demir, bölgedeki yerel ağları kullanarak araştırmaya başladı. Çetmi Mahallesi sakinleriyle kurduğu iletişim sayesinde, beş ay önce bölgede kayıp yaşayan Hatice Kaplan'ın ailesine ulaşmayı başardı. Mustafa Demir, bulduğu değerli eşyaları Hatice Kaplan'ın ağabeyi Ali İhsan Kaplan'a bizzat teslim ederek, dürüstlüğün en güzel örneğini sergiledi.
Dürüstlük karşısında gönüllerden kopan hediye
Bilezikleri sahibine ulaştırmanın verdiği huzuru yaşayan Mustafa Demir, bu süreçte herhangi bir maddi beklenti içerisine girmediğini vurguladı. Demir, yaptığı açıklamada, bu yaşa kadar haram lokma yemediğini ve yemeyeceğini belirterek, bilezikleri bulduğunda tek düşüncesinin sahibini bulmak olduğunu ifade etti. Sevinçli olduğunu ve bileziklerin gerçek sahibine dönmesinden dolayı büyük bir iç huzuru yaşadığını dile getiren Demir, bu durumu nasip olarak nitelendirdi. Aile ise bu örnek davranış karşısında kayıtsız kalmayarak, Demir'e gönüllerinden kopan iki çeyrek altını hediye etti.
Vicdan sahibi insanların varlığı umut tazeledi
Hatice Kaplan'ın ağabeyi Ali İhsan Kaplan, yaşanan bu gelişmenin sadece maddi bir geri dönüş değil, aynı zamanda toplumsal bir umut kaynağı olduğunu belirtti. Kardeşinin bileziklerini kaybettiği dönemde bölgede defalarca arama yaptıklarını ve sonuç alamadıklarını hatırlatan Kaplan, Mustafa Demir'in sergilediği tutumun kendilerini derinden etkilediğini söyledi. Ali İhsan Kaplan, sadece bileziklerin bulunmasına değil, Türkiye'de hala vicdan sahibi, dürüst ve güzel insanların varlığını görmenin kendilerine büyük bir moral verdiğini ifade etti. Bu durumun milletin geleceği adına umut verici olduğunu vurgulayan Kaplan, Mustafa Demir'e minnettar olduklarını belirterek, dürüstlüğün her şeyden daha değerli olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.