Sakarya’nın Akyazı ilçesine bağlı Boztepe köyü Çatalkaya Mahallesi’nde, adeta bir zaman tünelini andıran 78 yıllık bir yapı, bugünlerde sessiz bir çöküşün hüznünü yaşıyor. 1948 yılında inşa edilen ve köknar ağaçlarından elde edilen kerestelerin, o dönemin zorlu şartlarında iki kilometre uzaktan öküzlerle taşınarak bir araya getirilmesiyle yükselen bu cami, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bölgenin somut kültür mirasının en nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak yılların getirdiği yorgunluk ve bakım eksikliği, bu tarihi yapının dokusunda derin yaralar açmış durumda.
Geçmişin izlerini taşıyan mimari
Binanın en dikkat çekici özelliklerinden biri, iç duvarlarında kullanılan geleneksel toprak ve saman karışımı sıva tekniği. Modern yapı malzemelerinin aksine, tamamen doğal yöntemlerle hazırlanan bu sıvalar, caminin iç mekanına kendine has bir doku kazandırıyor. Bunun yanı sıra, duvarları süsleyen el işçiliği boyamalar ve hat yazıları, yapının her köşesinde bir ustanın emeğini ve o dönemin estetik anlayışını yansıtıyor. Dış cephesinde kullanılan köknar ağaçları ise zamanla yağışların etkisiyle çürümeye yüz tuttu. Mahalle sakinleri, bu süreci yavaşlatmak ve yapıyı ayakta tutabilmek adına kendi kısıtlı imkanlarıyla dış cepheye sac kaplama yaparak geçici çözümler üretmeye çalışıyorlar.
Hatıraların yıkılmasına gönülleri razı olmuyor
Caminin manevi değeri, mahalle halkı için paha biçilemez bir noktada duruyor. Çocukluklarını bu caminin bahçesinde geçiren, ilk dini eğitimlerini burada alan bölge sakinleri, yapının yıkılmasına kesinlikle karşı çıkıyor. Mustafa Civan, dedesi Yusuf Çavuş tarafından yaptırılan bu eserin, köyün ortak hafızası olduğunu vurguluyor. Köylülerin bir dönem camiyi tamamen yıkıp yerine modern bir yapı inşa etme fikrine karşı çıkan torunlar, bu tarihi mirasın aslına uygun bir şekilde restore edilerek gelecek nesillere aktarılması için mücadele veriyor. Mezarlıkla yan yana olması sebebiyle cenaze namazlarında ve yoldan geçenlerin uğrak noktası olarak hala aktif kullanılan cami, bölge halkı için sadece bir bina değil, atalarının emaneti olarak görülüyor.
Restorasyon için acil destek çağrısı
Caminin içinde bulunduğu harabe durum, mahalle sakinlerinin vicdanını sızlatıyor. Selçuk Yazıcı, caminin göz göre göre yıkılıp gitmesine razı olmadıklarını belirterek, yetkililerden ve ilgili kurumlardan restorasyon desteği beklediklerini ifade ediyor. İmece usulü bir çalışma başlatmaya hazır olduklarını dile getiren mahalleli, maddi ve teknik destekle bu kültür mirasının yeniden hayat bulabileceğine inanıyor. Mustafa Temizalay ise caminin simetrik olmayan, tamamen el yapımı detaylarının korunması gerektiğini belirterek, yapının bir an önce koruma altına alınması için çağrıda bulunuyor. Bugüne kadar çeşitli kurumlara yapılan başvurulardan sonuç alamayan ve bazı kesimlerin yıkım taraftarı olması nedeniyle destek bulmakta zorlanan köylüler, bu tarihi yapının heba olmaması için seslerini duyurmaya çalışıyor.