Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Eylül tarihinde başlayacak olan yeni balıkçılık av sezonu öncesinde, sektörün geleceğine dair umut verici değerlendirmelerde bulundu. Milyonlarca vatandaşın sofrasına ulaşan su ürünlerinin, hem ekonomik hem de beslenme açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Bayraktar, yeni sezonun tüm balıkçılar için kazasız, bereketli ve sürdürülebilir geçmesini temenni ettiğini dile getirdi. Türkiye'nin sahip olduğu geniş kıyı şeridi, zengin deniz kaynakları ve yaygın iç su potansiyeli ile balıkçılık sektöründe güçlü bir konumda bulunduğunu hatırlatan Bayraktar, bu potansiyelin korunmasının gelecek nesillerin gıda güvencesi için kritik bir görev olduğunu ifade etti.
Üretim rakamlarında tarihi yükseliş
Sektörün son yıllardaki performansını rakamlarla ortaya koyan Şemsi Bayraktar, 2023 yılında ilk kez 1 milyon ton barajını aşan toplam su ürünleri üretiminin, 2024 yılındaki kısa süreli düşüşün ardından 2025 yılında yeniden büyük bir ivme kazandığını belirtti. 2025 yılı verilerine göre toplam üretim, bir önceki yıla oranla yüzde 11,1 seviyesinde bir artış göstererek 1 milyon 37 bin 19 tona ulaştı. Bu veriler, son beş yıllık periyotta toplam üretim artışının yüzde 31,9 gibi oldukça dikkat çekici bir seviyeye yükseldiğini kanıtlıyor. Üretim dağılımına bakıldığında ise yetiştiricilik ürünlerinin yüzde 60,4 ile başı çektiği, avcılık yoluyla elde edilen deniz balıklarının ise yüzde 33,4'lük bir paya sahip olduğu görülüyor. Özellikle avcılık üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 15,3 artarak 410 bin 428 tona çıkması, denizlerimizdeki hareketliliğin arttığını gösteriyor. Tür bazında yapılan incelemelerde ise hamsi, 245 bin 261 tonluk miktarıyla sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ederken, onu 28 bin 388 tonla çaça ve 19 bin 667 tonla sardalya takip ediyor.
İhracatta 3 milyar dolar hedefi
Türkiye'nin su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı konumunu güçlendirdiğini vurgulayan Bayraktar, üretim kapasitesindeki artışın ve ürün çeşitliliğinin dış satıma doğrudan olumlu yansıdığını belirtti. 2024 yılında 2 milyar dolar sınırını aşan ihracat rakamlarının, 2025 yılı itibarıyla 2,3 milyar dolara yükselmesi, sektörün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün arttığını gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2028 yılı için belirlenen 3 milyar dolarlık ihracat hedefinin, sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesi adına büyük bir fırsat sunduğunu ifade eden Bayraktar, bu hedefe ulaşmak için katma değerli üretimin artırılması gerektiğinin altını çizdi. Bu kapsamda soğuk zincir, depolama, dondurma, tuzlama, konserve ve paketleme gibi işleme altyapılarının modernize edilmesinin, ürün kayıplarını azaltarak raf ömrünü uzatacağını ve ihracat gücünü daha da pekiştireceğini belirtti.
Tüketim alışkanlıklarını değiştirmek şart
Üretimdeki bu olumlu tabloya rağmen Türkiye'de kişi başına düşen su ürünleri tüketiminin dünya ortalamasının altında kaldığına dikkat çeken Bayraktar, dünyada yıllık ortalama 19 kilogram olan tüketim miktarının Türkiye'de 8,8 kilogram seviyesinde kaldığını hatırlattı. Bu rakamın artırılması için balığın beslenmedeki önemine dair eğitim ve tanıtım çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Bayraktar, ürünlerin uygun fiyatlarla ve düzenli bir şekilde tüketiciye ulaştırılmasının, soğuk zincir ve dağıtım altyapısının geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Sürdürülebilir balıkçılığın sektörün geleceğinin teminatı olduğunu yineleyen Bayraktar, deniz ve iç su ekosistemlerinde meydana gelebilecek tahribatın sadece stokları değil, gelecek nesillerin refahını da tehdit ettiğini vurguladı. Balıkçıların av yasaklarına, asgari avlanabilir boylara ve zaman sınırlamalarına titizlikle uyması gerektiğini belirten Bayraktar, yasa dışı ve kayıt dışı avcılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.