Havadis | Yaşam | Depremin yıktığı enkazı yaşam alanına çevirdi: 90 yaşında bir ömür, toprakla yeniden doğuyor

Depremin yıktığı enkazı yaşam alanına çevirdi: 90 yaşında bir ömür, toprakla yeniden doğuyor

Hatay'da yaşadığı büyük yıkımın ardından hayata küsmek yerine enkaz alanını berekete dönüştüren 90 yaşındaki Sahip Yurtsever, 100 metre uzaktan taşıdığı sularla yetiştirdiği ürünleri karşılıksız dağıtarak çevresine umut aşılıyor.

Hatay'da yaşadığı büyük yıkımın ardından hayata küsmek yerine enkaz alanını berekete dönüştüren 90 yaşındaki Sahip Yurtsever, 100 metre uzaktan taşıdığı sularla yetiştirdiği ürünleri karşılıksız dağıtarak çevresine umut aşılıyor.

Depremin yıktığı enkazı yaşam alanına çevirdi: 90 yaşında bir ömür, toprakla yeniden doğuyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Hatay'ın Antakya ilçesinde yaşayan 90 yaşındaki Sahip Yurtsever, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı büyük acılara rağmen hayata tutunmanın en anlamlı yollarından birini buldu. Depremde kendi evi yıkılan ve büyük bir yıkımın ortasında kalan Yurtsever, bu süreçte üç torununu ve gelinini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadı. Ancak o, yaşadığı tüm bu trajedilere rağmen pes etmeyerek, evinin karşısında bulunan ve enkazı kaldırılmış boş alanı, kendi elleriyle bir yaşam bahçesine dönüştürmeye karar verdi. İlerleyen yaşına rağmen eline aldığı kazma ile toprağı işleyen Yurtsever, bugün o enkaz alanında yeşerttiği ürünlerle mahalle sakinlerine ve ihtiyaç sahiplerine destek oluyor.

Enkazın ortasında yeşeren umut bahçesi

Sahip Yurtsever'in günlük rutini, sabah ezanıyla birlikte camiye gitmesiyle başlıyor. İbadetini yerine getirdikten sonra kahvaltısını yapan Yurtsever, günün büyük bir kısmını büyük bir özveriyle kurduğu bahçesinde geçiriyor. Bahçesinde kabak, biber, domates, mısır ve lahana gibi çeşitli ürünler yetiştiren Yurtsever, bu ürünlerin hiçbirini ticari bir amaçla kullanmıyor. Yetiştirdiği her bir sebzeyi, mahalledeki komşularına, yoldan geçenlere ve ihtiyaç sahiplerine hayır amacıyla dağıtıyor. Üretmenin ve bu ürünleri paylaşmanın kendisine büyük bir huzur verdiğini belirten Yurtsever, toprakla kurduğu bu bağın, depremin yarattığı ağır psikolojik yükü hafiflettiğini ifade ediyor.

100 metre mesafeden taşınan yaşam suyu

Bahçenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise sulama süreci. Bölgede doğrudan bir su kaynağı bulunmadığı için Yurtsever, her gün yaklaşık 100 ile 150 metre mesafedeki çeşmeye giderek su taşıyor. İlerleyen yaşına rağmen bu zorlu görevi büyük bir sabırla yerine getiren Yurtsever, taşıdığı sularla domateslerini, mısırlarını ve kabaklarını tek tek suluyor. Bu fiziksel çaba, onun toprakla olan bağını daha da güçlendiriyor. Toprağın insana karşılıksız bir şekilde çok şey verdiğini vurgulayan Yurtsever, bu döngünün bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiriyor.

Paylaşmanın getirdiği huzur ve ferahlık

Hayır yapmanın kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirten Sahip Yurtsever, bu faaliyetin kendisine manevi bir ferahlık sağladığını söylüyor. Depremde yaşadığı acı dolu günlerin ardından, boş durmak yerine üretmeyi seçen Yurtsever, özellikle Ramazan aylarında ve diğer zamanlarda yetiştirdiği ürünleri cami cemaatiyle ve mahalleliyle paylaşarak toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiliyor. Kendi ifadesiyle, hayır yapmanın dünyadaki en güzel şey olduğunu savunan bu bilge adam, toprağın iyileştirici gücünü kullanarak hem kendi yaralarını sarıyor hem de çevresine umut dağıtmaya devam ediyor. Onun bu azmi, sadece bir bahçe değil, aynı zamanda bir direnç ve paylaşım hikayesi olarak mahalle sakinlerinin gönlünde yer ediniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız