Havadis | Yaşam | Dijital çağın ortasında ilmek ilmek huzur: Gençler ekranı bırakıp şişlere sarıldı

Dijital çağın ortasında ilmek ilmek huzur: Gençler ekranı bırakıp şişlere sarıldı

Eskişehir'de uzun yıllardır iplikçilik yapan Mehmet Oymak, modern dünyanın hızına inat gençlerin el örgüsüne olan tutkusunun arttığını belirtiyor. Sadece bir hobi değil, aynı zamanda zihinsel bir terapi yöntemi olarak görülen örgü, artık üniversite kampüslerinden profesyonel iş dünyasına kadar geniş bir yelpazede huzur arayanların yeni adresi haline geldi.

Eskişehir'de uzun yıllardır iplikçilik yapan Mehmet Oymak, modern dünyanın hızına inat gençlerin el örgüsüne olan tutkusunun arttığını belirtiyor. Sadece bir hobi değil, aynı zamanda zihinsel bir terapi yöntemi olarak görülen örgü, artık üniversite kampüslerinden profesyonel iş dünyasına kadar geniş bir yelpazede huzur arayanların yeni adresi haline geldi.

Dijital çağın ortasında ilmek ilmek huzur: Gençler ekranı bırakıp şişlere sarıldı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Eskişehir'de sekiz yıldır iplikçilik sektöründe hizmet veren 64 yaşındaki Mehmet Oymak, gözlemlerine dayanarak el örgüsünün günümüzde yeniden popüler bir uğraş haline geldiğini ifade ediyor. Teknolojinin hayatın her alanını kuşattığı bir dönemde, insanların somut bir şeyler üretme isteğinin artması, örgüye olan ilgiyi de beraberinde getiriyor. Oymak, özellikle kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte dükkanındaki hareketliliğin gözle görülür şekilde arttığını ve bu ilginin sadece geleneksel bir alışkanlık olmadığını vurguluyor. İnsanların kendi giyim ihtiyaçlarını karşılamak için başladıkları bu serüven, günümüzde dekoratif objelerden kişisel aksesuarlara kadar uzanan geniş bir yaratıcılık alanına dönüşmüş durumda.

Genç kuşak el emeğine sahip çıkıyor

Özellikle üniversite öğrencilerinin örgüye olan merakı, sektördeki en dikkat çekici değişimlerden biri olarak öne çıkıyor. Gençlerin sadece kendi ihtiyaçları için değil, sevdiklerine hediye etmek amacıyla da büyük bir özenle örgü ördüklerini belirten Oymak, bu konuda şaşırtıcı örneklerle karşılaştığını anlatıyor. Bir üniversite öğrencisinin ablası için hazırladığı motifli yatak örtüsünün profesyonel düzeyde olduğunu ve çevresindeki usta örücülerin bile bu işçiliğe hayran kaldığını dile getiriyor. Gençlerin sadece bireysel değil, toplu halde de bir araya gelerek örgü örmeyi bir sosyal aktiviteye dönüştürdükleri, Eskişehir'deki Ulus Anıtı önünde buluşan 30-40 kişilik grupların bu tutkunun en somut kanıtı olduğu ifade ediliyor.

Meslek grupları arasında örgü modası

Örgü örmenin sadece belirli bir kesime hitap ettiği algısı ise tamamen yıkılmış durumda. Mehmet Oymak, dükkanına gelen müşteriler arasında tıp profesörlerinden hukukçulara, savcılardan hekimlere kadar çok farklı meslek gruplarından insanların bulunduğunu belirtiyor. Bu durum, örgünün sadece bir el becerisi değil, aynı zamanda yoğun iş temposundan kaçmak isteyen profesyoneller için de bir sığınak olduğunu gösteriyor. İnsanlar, günün stresini atmak ve zihinlerini boşaltmak için şişlerin ve iplerin dünyasına sığınmayı tercih ediyor. Yaz aylarında tatil planları nedeniyle azalan ilginin, kışın gelmesiyle birlikte yerini yoğun bir üretim sürecine bırakması, bu uğraşın mevsimsel bir ritüel haline geldiğini de kanıtlıyor.

Zihinsel sağlığa dokunan bir terapi yöntemi

Örgü örmenin sağladığı psikolojik faydalar, uzmanlar tarafından da desteklenen bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Mehmet Oymak, özellikle Alzheimer hastalarıyla çalışan psikologların, hastalarının odaklanma becerilerini geliştirmek ve zihinlerini meşgul etmek için örgüden bir terapi aracı olarak faydalandıklarını anlatıyor. Hastaların örgü örerken daha sakin kaldıklarını ve üretmenin verdiği mutlulukla sosyal hayata daha kolay uyum sağladıklarını belirten Oymak, bu durumun örgüyü sadece bir hobi olmaktan çıkarıp iyileştirici bir sürece dönüştürdüğünü vurguluyor. Psikologların hastalarına ördürdüğü ürünlerin panayırlarda satışa sunulması ise bu sürecin toplumsal bir faydaya dönüştüğünün en güzel göstergesi olarak kabul ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız