Diyarbakır'da yaşayan 10 yaşındaki Roza Haznedar, yaklaşık bir yıl önce dijital platformlarda keşfettiği Güney Kore dizileri ve sanatçıları sayesinde bambaşka bir dünyanın kapılarını araladı. Henüz ilkokul çağında olmasına rağmen, izlediği içeriklerin etkisiyle ülkenin diline ve kültürüne karşı büyük bir hayranlık beslemeye başlayan Roza, bu merakını sadece izlemekle sınırlı tutmadı. Kendi başına indirdiği dil öğrenme uygulamaları üzerinden Korece kelimeleri ve temel dil bilgisi kurallarını öğrenmeye başlayan küçük kız, kısa sürede kendi kendine yazmayı ve okumayı söktü. Ailesi, kızlarının odasında kendi kendine Korece pratik yaptığını fark ettiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadı.
Dijital dünyadan gelen sürpriz takdir
Roza'nın bu sıra dışı çabasına tanıklık eden dedesi, torununun Güney Kore kültürüne olan tutkusunu ve kendi imkanlarıyla dil öğrenme azmini Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği'ne bir e-posta ile iletmeye karar verdi. Büyükelçilik yetkilileri, 10 yaşındaki bir çocuğun gösterdiği bu özverili öğrenme sürecinden oldukça etkilendi. Bu durumu karşılıksız bırakmayan büyükelçilik, Diyarbakır'a özel bir kargo göndererek Roza'yı hem şaşırttı hem de onurlandırdı. Paketin içinden çıkan teşekkür mektubu ve hediyeler, küçük kızın Kore hayallerini daha da güçlendirdi.
Korece öğrenme azmi sınırları aştı
İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi olan Roza Haznedar, yaşadığı süreci büyük bir heyecanla anlatıyor. Korece zamirleri ve sıfatları öğrenerek basit cümleler kurabildiğini, hatta yemek siparişi verebilecek seviyeye geldiğini belirten Roza, gelecekte üniversite eğitimini tamamladıktan sonra mutlaka Güney Kore'ye gitmeyi hedefliyor. Ailesi ise kızlarının bu başarısı karşısında hem gururlu hem de şaşkın. Kulak Burun Boğaz Uzmanı olan babası Berzan Haznedar, kızının yabancı dillere olan yatkınlığının İngilizce ile başladığını, ancak Kore kültürüne olan ilgisinin tamamen kendi araştırmalarıyla geliştiğini ifade ediyor. Baba Haznedar, kızının iki ülke arasındaki dostluk ve vefa bağının küçük bir temsilcisi haline geldiğini vurguluyor.
Aileden gelen destek ve büyükelçilikle temas
Anneanne Birsen Kocaeren ise Roza'nın Kore sevdasının sadece dizilerle sınırlı kalmadığını, ülkenin bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemelerinin de küçük kızı cezbettiğini belirtiyor. Aile içinde yaşanan o günleri anımsayan Kocaeren, Roza'nın Korece bildiğini söylediğinde başlangıçta bunun çocukça bir heves olduğunu düşündüklerini, ancak kızının düzgün bir şekilde yazı yazdığını gördüklerinde hayrete düştüklerini dile getiriyor. Büyükelçiliğin gönderdiği hediyeler Roza için büyük bir sürpriz olurken, küçük kızın Kore serüveni şimdiden çevresindekileri şaşırtmaya devam ediyor. Roza, her geçen gün dil seviyesini artırırken, Kore'ye gitme hayalini gerçekleştirmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.