Havadis | Yaşam | Doğa tutkunları Muğla'nın gizli rotalarında buluştu: Çeyizden çıkan kupalarla çevreci mesaj

Doğa tutkunları Muğla'nın gizli rotalarında buluştu: Çeyizden çıkan kupalarla çevreci mesaj

Denizli'den gelen doğaseverler, Muğlalı dağcıların rehberliğinde kentin tarihi ve doğal dokusunu keşfetti. Plastik atığa karşı çeyizlerinden getirdikleri kupalarla çaylarını yudumlayan grup, 13 kilometrelik parkuru tamamlayarak çevre bilincine dikkat çekti.

Denizli'den gelen doğaseverler, Muğlalı dağcıların rehberliğinde kentin tarihi ve doğal dokusunu keşfetti. Plastik atığa karşı çeyizlerinden getirdikleri kupalarla çaylarını yudumlayan grup, 13 kilometrelik parkuru tamamlayarak çevre bilincine dikkat çekti.

Doğa tutkunları Muğla'nın gizli rotalarında buluştu: Çeyizden çıkan kupalarla çevreci mesaj
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Denizli Doğaden Doğa Yürüyüş Kulübü üyeleri, Muğla'nın saklı kalmış güzelliklerini yerinde görmek ve bölgenin tarihi dokusunu solumak amacıyla unutulmaz bir keşif yolculuğuna çıktı. Muğlalı dağcıların rehberliğinde bir araya gelen doğaseverler, hem kültürel bir gezi hem de zorlu bir parkur deneyimi yaşadı. Menteşe Belediyesi'nin ev sahipliğinde Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi'nde başlayan etkinlik, katılımcılara sunulan yerel lezzetlerle sıcak bir başlangıç yaptı. Muğla simidi eşliğinde çay ve kahvelerini yudumlayan grup, yürüyüş öncesi enerji depoladı.

Plastik atığa karşı nostaljik çözüm

Etkinliğin en dikkat çekici ve örnek teşkil eden yönü ise çevre duyarlılığı konusunda atılan somut adımdı. Doğa yürüyüşlerinde sıkça karşılaşılan plastik ve tek kullanımlık bardak kirliliğine karşı katılımcılar yaratıcı bir çözüm geliştirdi. Önceden alınan ortak karar doğrultusunda, herkes kendi evinden, çeyizinden getirdiği cam, porselen, ahşap veya krom kupaları yanında taşıdı. Bu sayede doğaya tek bir plastik atık bile bırakmadan çay ve kahve molalarını tamamlayan grup, çevre farkındalığı konusunda önemli bir mesaj verdi.

Tarihi sokaklardan kanyonun derinliklerine

Konakaltı'ndan başlayan rota, katılımcıları önce Saburhane'nin tarihi dokusuyla buluşturdu. Muğlalı dağcılar, bölgenin mimari yapısı ve kültürel geçmişi hakkında detaylı bilgiler vererek yürüyüşü bir tarih turuna dönüştürdü. Saburhane sokaklarının ardından rotayı doğaya çeviren grup, Değirmendere Kanyonu'nun büyüleyici atmosferinde ilerlemeye başladı. Yaklaşık 13 kilometrelik parkur boyunca doğanın tüm renklerine tanıklık eden doğaseverler, hem fiziksel kondisyonlarını test etti hem de bölgenin doğal zenginliklerini yakından inceleme fırsatı buldu.

Antik kentte final ve yeni planlar

Yürüyüşün finali ise Asar Tepesi'nde bulunan Mabolla Antik Kenti'nin ziyaretiyle yapıldı. Tarihin doğayla iç içe geçtiği bu noktada yorgunluklarını atan grup, ardından Saburhane'nin tarihi kahvelerine geçerek günün yorgunluğunu çay eşliğinde çıkardı. Denizli Doğaden Kulüp Başkanı İbrahim Yavuz Keskin, Muğla'nın sunduğu bu eşsiz deneyimden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Keskin, bölgenin doğal ve tarihi güzelliklerinin kendilerini büyülediğini belirterek, farklı doğa yürüyüş kulüpleriyle iş birliği yaparak yeniden Muğla'ya gelmeyi planladıklarını ifade etti. Bu etkinlik, sadece bir yürüyüş değil, aynı zamanda çevre bilinciyle harmanlanmış bir kültür buluşması olarak hafızalara kazındı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız