Doğu Karadeniz'in yüksek kesimlerinde hava sıcaklıklarının hissedilir derecede düşmesi, yaylalarda yaşam süren vatandaşlar için dönüş vaktinin geldiğini müjdeliyor. Trabzon'un Şalpazarı ilçesinde, yaz aylarını Gatağacı Yaylası gibi yüksek rakımlı bölgelerde geçiren yaylacılar, kış mevsimini daha ılıman geçirecekleri mahallelerine dönmek üzere yola koyuldu. Bölgenin kültürel dokusunun en önemli parçalarından biri olan bu göç, modern ulaşım imkanlarına rağmen hala büyük bir sadakatle sürdürülüyor.
Geleneksel göçün zorlu yolculuğu
Haziran ayının ilk haftasında başlayan yayla yolculuğu, sonbaharın getirdiği soğuk hava ve artan yağışlarla birlikte yerini dönüş hazırlıklarına bıraktı. Salih Usta ve Erhan Cömert gibi bölge sakinleri, yaz başında rengarenk süsledikleri büyükbaş hayvanlarıyla çıktıkları yaylalardan, şimdi aynı hayvanları önlerine katarak geri dönüyor. Kilometrelerce süren bu meşakkatli yolculuk, sadece bir yer değiştirme değil, aynı zamanda bölge halkının doğayla kurduğu kadim bağın bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Yaylacılar, hayvanlarının bakımı ve yayla yaşamının getirdiği sorumluluklarla geçirdikleri ayların ardından, kışlık hazırlıklarını tamamlamak üzere köylerine ulaşıyor.
Kültürel hafızada yayla göçünün yeri
Günümüzde yayla ulaşımı büyük oranda araçlarla sağlanabiliyor olsa da, Şalpazarı'ndaki bazı besiciler yüzyıllardır süren yürüyerek göç etme geleneğini yaşatmakta kararlı. Sinlice Mahallesi sakinlerinin de dahil olduğu bu geleneksel göç, bölgenin kültürel hafızasında derin izler taşıyor. Yayla göçü, sadece mevsimsel bir yer değiştirme hareketi olmanın ötesinde, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimi olarak varlığını koruyor. Özellikle genç nesillere bu kadim kültürü aktarmak isteyen yaylacılar, zorlu hava koşullarına rağmen geleneksel güzergahları kullanmayı tercih ediyor.
Doğanın ritmine göre şekillenen yaşam
Şalpazarı'nda hayat, doğanın sunduğu döngüye göre şekillenmeye devam ediyor. İlkbaharda yaylaların yeşermesiyle başlayan hareketlilik, sonbaharın sarı tonlarının hakim olduğu bu günlerde yerini kış sessizliğine bırakıyor. Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte gerçekleştirdiği bu dönüş, bölge halkının doğayla olan uyumunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte yaylalarda yaşam şartlarının zorlaşması, besicileri daha güvenli ve korunaklı olan mahallelerine dönmeye zorlarken, bu süreç aynı zamanda bölgedeki sosyal hayatın da kışlık düzene geçişini simgeliyor. Her yıl tekrarlanan bu göç, Trabzon'un yüksek kesimlerinde yaşayan insanlar için hem bir zorunluluk hem de vazgeçilmez bir kültürel miras olma özelliğini sürdürüyor.