Havadis | Yaşam | Dört yaşında başlayan tutku: Emekli öğretmen fırçasını sokağa taşıdı

Dört yaşında başlayan tutku: Emekli öğretmen fırçasını sokağa taşıdı

Eskişehir sokaklarını adeta bir sanat atölyesine dönüştüren 73 yaşındaki emekli öğretmen Metin Kaplan, hiçbir akademik eğitim almadan geliştirdiği resim yeteneğiyle görenleri kendine hayran bırakıyor.

Eskişehir sokaklarını adeta bir sanat atölyesine dönüştüren 73 yaşındaki emekli öğretmen Metin Kaplan, hiçbir akademik eğitim almadan geliştirdiği resim yeteneğiyle görenleri kendine hayran bırakıyor.

Dört yaşında başlayan tutku: Emekli öğretmen fırçasını sokağa taşıdı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Eskişehir’in hareketli sokaklarında yürürken bir anda kendinizi bir resim sergisinin ortasında bulabilirsiniz. Bu renkli dünyanın mimarı ise 73 yaşındaki emekli ilkokul öğretmeni Metin Kaplan. Yıllarını eğitime adamış olan Kaplan, bugünlerde ise vaktinin büyük bir kısmını açık havada, tuvalinin başında geçiriyor. Hiçbir resim eğitimi almamış olmasına rağmen, çocukluk yıllarından bu yana elinden düşürmediği fırçasıyla ortaya çıkardığı eserler, yoldan geçen vatandaşların dikkatini çekmeyi başarıyor. Kaplan'ın sanat yolculuğu, henüz dört yaşındayken başladığı karalamalarla filizlenmiş ve o günden bu yana hiç kesintiye uğramadan devam etmiş.

Sergiler onun tek okulu oldu

Sanatını icra ederken akademik bir disiplinden ziyade gözlem gücüne dayanan bir yöntem izlediğini belirten Kaplan, Ankara’da Öğretmen Okulu'nda okuduğu yıllarda sanat tutkusunu besleyen en önemli kaynağın sergiler olduğunu ifade ediyor. O dönemde Zafer Pasajı gibi mekanlarda düzenlenen yerli ve yabancı ressamların sergilerini kaçırmadığını anlatan Kaplan, bir tablonun başında yarım saat boyunca durup fırça darbelerini ve renklerin uyumunu incelediğini dile getiriyor. Bu gözlemler, onun kendi tarzını oluşturmasında en büyük rehberi olmuş. Bir dönem atölye ortamında çalışmalarını sürdürdüğünü ancak artan kira maliyetleri nedeniyle bu alanı kapatmak zorunda kaldığını belirten sanatçı, bu durumdan şikayetçi olmadığını, aksine açık havada çalışmanın kendisine daha büyük bir keyif verdiğini vurguluyor.

Sanatla incelen ruhlar

Emekli bir öğretmen olmanın getirdiği sorumlulukla, yanına gelen çocuklarla yakından ilgilenen Kaplan, onlara sanatın önemini aşılamaya çalışıyor. Sanatın sadece bir uğraş değil, aynı zamanda insanın ruhunu incelten bir araç olduğuna inanan Kaplan, her bireyin kendi yeteneğine uygun bir sanat dalıyla meşgul olması gerektiğini savunuyor. Ona göre resim yapmak, sadece tuvale renk sürmek değil, aynı zamanda dünyaya bakış açısını değiştirmektir. Resimle uğraşan birinin, başkalarının fark edemediği güzellikleri görme yetisi kazandığını belirten Kaplan, bu bakış açısının insanı daha pozitif ve güzel düşüncelere yönlendirdiğini ifade ediyor.

Sokaklarda sanatın huzuru

Kaplan, atölye ortamının kısıtlayıcılığından kurtulup sokaklara çıkmanın, sanatını daha özgürce icra etmesine olanak tanıdığını belirtiyor. Yaz kış demeden, doğanın ve şehrin içinde resim yapmanın kendisine ayrı bir zevk verdiğini söyleyen sanatçı, çevredeki vatandaşların ilgisinden de oldukça memnun. İnsanlarla kurduğu diyalogların, öğretmenlik yıllarındaki o sıcak bağları hatırlattığını belirten Kaplan, sanatın birleştirici gücünü Eskişehir sokaklarında yaşatmaya devam ediyor. Onun için resim yapmak, hayatın içindeki güzellikleri yakalamak ve bu güzellikleri başkalarıyla paylaşarak çoğaltmak anlamına geliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız