Türkiye, 2026 yılının Kasım ayında küresel iklim diplomasisinin kalbi olmaya hazırlanırken, bu devasa organizasyonun perde arkasındaki lojistik operasyonlar için düğmeye basıldı. Antalya’da 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), sadece diplomatik bir buluşma değil, aynı zamanda lojistik açıdan da Türkiye’nin en büyük sınavlarından biri olacak. OYAK şirketlerinden OMSAN Lojistik, bu kritik görevi üstlenerek organizasyonun başarıyla tamamlanması için tüm hazırlıklarını başlattı. Şirket, yurt dışından gelecek ekipmanların Türkiye’ye ulaştırılmasından, etkinlik alanındaki karmaşık lojistik akışın yönetilmesine kadar geniş bir yelpazede hizmet verecek.
Devasa bir organizasyonun lojistik yükü
OMSAN Lojistik Genel Müdürü Ahmet Tansık, COP31’in sadece bir konferans değil, aynı zamanda lojistik yetkinliklerin sergileneceği devasa bir operasyon alanı olduğunu vurguladı. Yaklaşık 1 milyon metrekarelik bir etkinlik sahasında, farklı diplomatik bölgelerin ve katılımcı bölümlerinin eş zamanlı olarak yönetileceğini belirten Tansık, bu büyüklükteki bir organizasyonun lojistik yönetiminin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini ifade etti. Tansık, konferans kapsamında farklı ülkelerden gelecek malzeme ve ekipmanların Türkiye’ye taşınması, etkinlik alanındaki lojistik akışın yönetilmesi ve organizasyonun ardından tüm bu ekipmanların yeniden gönderilmesi gibi süreçlerin tamamının kendi ekipleri tarafından titizlikle yürütüleceğini belirtti. Bu görevin, şirketin uluslararası çapta benzer büyük ölçekli organizasyonlarda daha güçlü bir şekilde yer alması için önemli bir tecrübe alanı olacağı öngörülüyor.
Demiryollarından küresel ağlara uzanan güç
OMSAN Lojistik’in sadece COP31 ile değil, Türkiye’nin genel lojistik altyapısındaki güçlü konumuyla da dikkat çektiğini belirten Ahmet Tansık, şirketin faaliyet alanlarına dair önemli veriler paylaştı. Türkiye’de demiryoluyla taşınan yükün yüzde 12’sini tek başına üstlendiklerini ifade eden Tansık, kara yolu taşımacılığı, depolama ve otomotiv lojistiği gibi alanlarda da sektörün öncüleri arasında yer aldıklarını dile getirdi. Şirketin globalleşme vizyonu doğrultusunda Fas, Fransa ve Romanya gibi ülkelerde ofis yapılanmalarını güçlendirdiklerini belirten Tansık, özellikle Fas’taki otomotiv lojistiği operasyonlarının ve Tanger Med Limanı’ndaki varlıklarının, şirketin uluslararası değer zincirine entegrasyonunda kritik bir rol oynadığını vurguladı. Global pazarlarda entegre çözümler sunarak müşterilerinin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermeyi hedeflediklerini belirten Tansık, yeni ofis açılışları için çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti.
Savunma sanayisinden iklim zirvesine stratejik bakış
TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında lojistik kabiliyetlerini sergileyen OMSAN Lojistik, savunma sanayisinin hızla gelişen ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler geliştirmeye devam ediyor. Ahmet Tansık, ihracatın artışında lojistik yetkinliklerin en temel belirleyici unsur olduğunu belirterek, daha önce Mavi Vatan’da da sahada yer aldıklarını hatırlattı. Savunma sanayisi gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda edindikleri tecrübenin, COP31 gibi uluslararası organizasyonlarda kendilerine büyük bir avantaj sağladığını ifade eden Tansık, katılımcı firmaların lojistik ihtiyaçlarını anlamanın ve onlara özel çözümler üretmenin temel hedefleri olduğunu belirtti. Türkiye’nin ihracat kapasitesini artırma yolunda lojistik altyapının bir kaldıraç görevi gördüğünü savunan Tansık, COP31’in bu anlamda Türkiye’nin lojistik gücünü dünyaya kanıtlamak için eşsiz bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.