Havadis | Yaşam | Erzincan'ın Dikenli Hazinesi: Dağlardan Sofralara Uzanan Zahmetli Şifa Yolculuğu

Erzincan'ın Dikenli Hazinesi: Dağlardan Sofralara Uzanan Zahmetli Şifa Yolculuğu

Erzincan'ın yüksek kesimlerinde yetişen ve tam bir C vitamini deposu olan kuşburnu, bölge halkı için hem kışlık bir sağlık sigortası hem de önemli bir geçim kapısı haline geldi. Dikenli dallar arasında süren zorlu hasat mesaisi, geleneksel yöntemlerle hazırlanan marmelatlara dönüşerek sofralara ulaşıyor.

Erzincan'ın yüksek kesimlerinde yetişen ve tam bir C vitamini deposu olan kuşburnu, bölge halkı için hem kışlık bir sağlık sigortası hem de önemli bir geçim kapısı haline geldi. Dikenli dallar arasında süren zorlu hasat mesaisi, geleneksel yöntemlerle hazırlanan marmelatlara dönüşerek sofralara ulaşıyor.

Erzincan'ın Dikenli Hazinesi: Dağlardan Sofralara Uzanan Zahmetli Şifa Yolculuğu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Erzincan'ın sarp ve engebeli arazilerinde, sonbaharın gelişiyle birlikte hummalı bir hareketlilik yaşanıyor. Bölge halkı, doğanın sunduğu en kıymetli şifa kaynaklarından biri olan kuşburnunu toplamak için sabahın ilk ışıklarıyla birlikte dağların yolunu tutuyor. Hemen her köyün çevresinde yabani olarak yetişen bu meyve, 100 gramında barındırdığı yüksek C vitamini oranıyla adeta bir kasa portakala eşdeğer bir besin değerine sahip. Ancak bu şifalı meyveye ulaşmak, sanıldığı kadar kolay değil. Dikenli dalların arasında saatlerce süren titiz bir çalışma gerektiren hasat süreci, bölge insanının sabrını ve emeğini ortaya koyan geleneksel bir ritüele dönüşmüş durumda.

Dikenli Dallar Arasında İmece Usulü Hasat

Kuşburnu toplama süreci, sadece fiziksel bir çaba değil, aynı zamanda bir ustalık gerektiriyor. Yaylabaşı Mahallesi sakinlerinden Hüsna Cahyir, bu işin inceliklerini bilmeyenlerin dikenlerin gazabına uğrayabileceğini belirterek, dalları kendilerine çekmek için özel çubuklar kullandıklarını ifade ediyor. Kadınlı erkekli, çocuklu yaşlı gruplar halinde gerçekleştirilen bu hasat, bölgedeki imece kültürünün de en canlı örneklerinden biri. Toplanan meyveler, büyük bir özenle temizlendikten sonra marmelat ve reçel yapımının ilk aşaması olan kaynatma sürecine alınıyor. Hiçbir kimyasal gübre veya katkı maddesi içermeyen bu tamamen organik ürün, Erzincan halkının kış aylarındaki en büyük destekçisi konumunda.

Bakır Kazanlarda Uzun ve Meşakkatli Pişirme Süreci

Toplanan kuşburnuların marmelata dönüşme serüveni, evlerin bahçelerinde yakılan odun ateşinde, bakır kazanlarda başlıyor. Yaklaşık iki saat süren ilk kaynatma işleminin ardından meyveler, çekirdeklerinden arındırılmak üzere kevgirden geçiriliyor. Ancak süreç bununla da bitmiyor; elde edilen posa, kılçıklarından tamamen temizlenmesi için bu kez çok daha ince bir elekten geçiriliyor. Yeniden kazana alınan karışım, yaklaşık dört saat süren ikinci bir kaynatma aşamasına tabi tutuluyor. İsteğe bağlı olarak eklenen bir miktar şekerle kıvam bulan bu doğal lezzet, sıcak haliyle kavanozlara doldurularak kışa hazır hale getiriliyor. Bu zahmetli süreç, ürünün kalitesini ve uzun süre bozulmadan saklanabilmesini sağlıyor.

Hem Şifa Kaynağı Hem Ekonomik Değer

Kuşburnu, sadece soğuk algınlığı ve gribe karşı etkili olmasıyla değil, aynı zamanda antioksidan özellikleri, eklem kireçlenmesine karşı faydaları ve kansızlığa iyi gelen zengin demir içeriğiyle de biliniyor. Cildin elastikiyetini korumasına yardımcı olan ve yaşlanma karşıtı etkiler gösteren bu meyve, Erzincan'da sadece bir besin değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik değer. Köylüler tarafından toplanan ve işlenen kuşburnular, hem ailelerin kışlık ihtiyacını karşılıyor hem de kent pazarlarında satışa sunularak hane bütçesine katkı sağlıyor. Ekim ayının sonuna kadar süren bu yoğun mesai, dağlardan gelen lezzetin sofralara ulaşmasıyla son buluyor. Hüsna Cahyir'in de vurguladığı gibi, zahmeti çok olsa da elde edilen sonuç, kış boyu sürecek bir sağlık ve lezzet garantisi sunuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız