Havadis | Yaşam | Erzurum'da vicdan nöbeti 146. haftasında: Sessiz çığlık meydanlara taştı

Erzurum'da vicdan nöbeti 146. haftasında: Sessiz çığlık meydanlara taştı

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı Erzurum'da bir araya gelen sağlık çalışanları ve vatandaşlar, 146 haftadır sürdürdükleri sessiz yürüyüşle bölgedeki insani dramı protesto ederek Mescid-i Aksa'nın önemine dikkat çektiler.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı Erzurum'da bir araya gelen sağlık çalışanları ve vatandaşlar, 146 haftadır sürdürdükleri sessiz yürüyüşle bölgedeki insani dramı protesto ederek Mescid-i Aksa'nın önemine dikkat çektiler.

Erzurum'da vicdan nöbeti 146. haftasında: Sessiz çığlık meydanlara taştı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Erzurum sokaklarında her hafta olduğu gibi yine bir sessizlik hakim olsa da, bu sessizlik aslında çok güçlü bir haykırışı temsil ediyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik gerçekleştirdiği saldırıları protesto etmek amacıyla bir araya gelen hekimler, sağlık personeli ve duyarlı vatandaşlar, tam 146 haftadır devam eden geleneksel sessiz yürüyüşlerini gerçekleştirmek üzere Lalapaşa Camii önünde toplandı. Ellerinde Filistin ve Doğu Türkistan bayrakları taşıyan kalabalık grup, taşıdıkları pankartlarla birlikte Yakutiye Medresesi'ne kadar uzanan güzergah boyunca yürüyüşlerini sürdürdü. Toplumun her kesiminden katılımcının destek verdiği bu anlamlı etkinlik, bölgedeki insani krize karşı gösterilen kararlı duruşun bir sembolü haline geldi.

Mescid-i Aksa'yı anlamak üzerine bir çağrı

Yürüyüşün ardından grup adına açıklamalarda bulunan İntern Dr. Yusuf Çiftçi, gerçekleştirilen eylemin sadece bir protesto değil, aynı zamanda derin bir idrak çabası olduğunu vurguladı. Çiftçi, 146 haftadır meydanları boş bırakmamalarının temel sebebinin Gazze'de yaşananları doğru okumak olduğunu belirtti. Gazze halkının vatanlarını terk etmemek uğruna evlatlarını ve canlarını feda ederek kurdukları şehadet köprüsünün, Müslümanlar için ne anlama geldiğinin iyi kavranması gerektiğini ifade etti. Konuşmasında, Resulullah'ın Miraç'a yükseldiği ve 124 bin peygambere imamlık yaptığı Mescid-i Aksa'nın, İslam dünyası için taşıdığı kutsal emanet değerine dikkat çeken Çiftçi, bu toprakların her karışının Müslümanların mübarek kanlarıyla sulandığını hatırlattı.

Gaflet uykusundan uyanma vakti

Konuşmasında Mescid-i Aksa'yı sadece kitaplardan okumanın veya ekranlardan izlemenin yeterli olmadığını savunan Yusuf Çiftçi, oranın havasını solumanın ve o kutsal beldenin nimetlerine muhatap olmanın bambaşka bir tecrübe olduğunu dile getirdi. Müslüman kardeşlerle omuz omuza secde etmenin, uzaktan izlemekle kıyaslanamayacak kadar derin bir bağ kurduğunu belirten Çiftçi, İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu sert bir dille eleştirdi. Bir vücudun azaları gibi birbirine bağlı olması gereken Müslümanların, bugün çok derin bir gaflet uykusunda olduğunu ifade eden Çiftçi, binlerce tonluk bombaların dahi bu uykuyu bölmeye yetmediğini söyleyerek toplumsal bir uyanış çağrısında bulundu.

Dua ile son bulan kararlı duruş

Etkinlik, yapılan bu duygusal ve düşündürücü konuşmanın ardından katılımcıların hep birlikte ettiği dualarla sona erdi. Erzurum'daki sağlık çalışanlarının öncülüğünde gerçekleşen bu sessiz yürüyüş, sadece yerel bir protesto olmanın ötesinde, küresel vicdanın sesi olma misyonunu sürdürüyor. Katılımcılar, Gazze'de yaşanan acıların son bulması ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüne kavuşması için her hafta aynı kararlılıkla meydanlarda olacaklarını bir kez daha göstermiş oldular. Program, bölgedeki mazlumlar için edilen duaların ardından olaysız bir şekilde tamamlanırken, yürüyüşe katılanlar bir sonraki hafta tekrar buluşmak üzere meydandan ayrıldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız