Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, uzun süredir yürüttüğü dil ve coğrafya araştırmalarında dikkat çekici bir sonuca ulaştı. Erzurum'un kış turizmiyle dünyaca ünlü simgesi Palandöken Dağı'nın, aslında geniş bir coğrafyaya yayılan bir ismin parçası olduğu anlaşıldı. Ertaş'ın yaptığı tespitlere göre, dünyada Palandöken adını taşıyan toplam altı farklı coğrafi yükselti bulunuyor ve bu durum bölge halklarının ortak kültürel mirasını gözler önüne seriyor.
İsmin kökeni ve dik yamaçların hikayesi
Araştırmacı Murat Ertaş, Palandöken isminin tesadüfen verilmediğini ve Oğuz Türklerinin yerleşim alanlarında bu isme sıkça rastlanmasının derin bir anlamı olduğunu vurguluyor. Ertaş'a göre, Farsça kökenli olsa da Türkçeleşerek dilimize yerleşen palan kelimesi, at veya eşeklere vurulan semer anlamına geliyor. İsim, coğrafi yapının zorluğunu ifade etmek için kullanılıyor. Öyle ki, bu isimle anılan bölgelerin yolları o kadar dik ve sarp ki, yokuş yukarı tırmanan hayvanların sırtındaki palanlar düşüyor, dökülüyor. Bu durum, Palandöken isminin aslında o bölgenin zorlu arazi yapısını betimleyen bir tanımlama olduğunu kanıtlıyor.
Azerbaycan'da beş farklı Palandöken
Erzurum'daki meşhur dağın dışında tespit edilen diğer beş Palandöken'in tamamı Azerbaycan coğrafyasında yer alıyor. Bu isimler, dağlardan yaylalara, tepelerden yamaçlara kadar farklı yükselti formlarında karşımıza çıkıyor. Zengezur sıradağlarının doğu eteklerinden Gafan şehrine kadar uzanan Palantöken-Oğlanca dağları, bu listenin en dikkat çekenleri arasında yer alıyor. Ayrıca Mingaçevir barajının batısında, Kura ve Araz nehirleri arasındaki bölgede, Tovuz ve Ceyrançol yönlerinde de Palantöken adını taşıyan sırtlar ve tepeler bulunuyor.
Kardeş coğrafyaların ortak mirası
Şamahı bölgesindeki Goylar dağlarının yamaçları ile Samukh ve Şeki bölgelerindeki yaylalar da yine aynı ismi taşıyor. Murat Ertaş, bu isimlendirme benzerliğinin Erzurum ile Azerbaycan arasındaki tarihi ve kültürel bağın ne kadar köklü olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Kuzeydoğu Anadolu'dan Azerbaycan'ın dört bir yanına kadar uzanan bu isimlendirme geleneği, bölgedeki insan kaynağının ve kültürel dokunun birbiriyle ne kadar iç içe geçtiğinin somut bir kanıtı olarak değerlendiriliyor. Erzurum'daki yüce dağ, uluslararası kış turizmiyle bu isimlerin en meşhuru olmaya devam etse de, Azerbaycan'daki kardeşleri bu ismin coğrafi ve kültürel derinliğini tamamlıyor.