Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesi sınırlarında yer alan ve her yıl binlerce göçer ile 400 bin küçükbaş hayvana ev sahipliği yapan Faraşin Yaylası'nda sessizlik hakim olmaya başladı. İlkbahar aylarının gelmesiyle birlikte 2 bin 650 rakımlı bu yüksek yaylaya çıkan göçer aileler, beş ay süren zorlu ama bereketli bir sezonun ardından kış hazırlıkları kapsamında bölgeden ayrılma kararı aldı. Havaların aniden soğuması ve kışın ayak seslerinin duyulmasıyla birlikte, yaylada kalan son sürüler de bugün itibarıyla göç yoluna koyuldu.
Sisler arasında başlayan göç
Dağların zirvesini kaplayan yoğun sis bulutları arasında yola çıkan göçerler, yanlarına aldıkları sınırlı eşyalarını at ve eşeklerin sırtına yükleyerek hayvanlarıyla birlikte uzun bir yürüyüşe başladı. İdil bölgesindeki daha sıcak iklimli alanlara ulaşmayı hedefleyen bu aileler, yaklaşık 20 gün sürecek olan meşakkatli bir yolculuğun ilk adımlarını attı. Günlerdir devam eden bu göç süreci, bölgedeki geleneksel yaşamın en zorlu ve aynı zamanda en karakteristik anlarından birini oluşturuyor.
Genç bir göçerin gözünden veda
Bu zorlu yolculuğun en genç katılımcılarından biri olan 13 yaşındaki Mehmet Bilge, eşek sırtında ilerlerken yaşadıkları süreci kısaca özetledi. Faraşin'deki işlerinin tamamlandığını ve artık İdil'e doğru yavaş adımlarla ilerlediklerini belirten Bilge, yayla hayatının sona erdiğini ve sıcak bölgelere ulaşmak için yola devam ettiklerini ifade etti. Göçerlerin bu kadim yolculuğu, doğanın döngüsüne uyum sağlayan yaşam biçimlerinin bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
Doğayla uyumlu yaşamın zorlukları
Yaylada geçirilen beş ayın ardından gelen bu göç, sadece bir yer değiştirme değil, aynı zamanda kış şartlarına karşı verilen bir hayatta kalma mücadelesi anlamına geliyor. Binlerce küçükbaş hayvanın güvenli bir şekilde sıcak bölgelere ulaştırılması için büyük bir özveriyle çalışan göçerler, her yıl olduğu gibi bu yıl da doğanın sunduğu şartlara göre hareket ediyor. Yürüyerek kat edilen bu uzun mesafe, bölge halkının mevsimsel geçişlerdeki dayanıklılığını ve geleneklerine olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor.