Zonguldak’ın doğal zenginlikleri arasında yer alan kuş varlığı, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen heyecan verici bir keşifle yeni bir boyut kazandı. Filyos Irmağı çevresinde yürütülen saha çalışmaları sırasında, bölge literatüründe daha önce hiç yer almayan bir tür olan kır baykuşu, ilk kez objektiflere yansıdı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen tarafından 10 Ekim tarihinde gerçekleştirilen bu gözlem, kentin ornitolojik kayıtlarına 320’nci türün eklenmesini sağladı. Uzun yıllardır bölgenin kuş popülasyonu üzerine akademik çalışmalar yürüten Sözen, bu karşılaşmanın tamamen tesadüfi bir zamanlamayla gerçekleştiğini belirtti.
Sabahın ilk ışıklarında gelen nadir keşif
Üniversitede verdiği ornitoloji dersi kapsamında öğrencileriyle birlikte Filyos bölgesinde bir gözlem planlayan Prof. Dr. Sözen, saha çalışmasının hazırlıkları için bölgeye planlanan saatten daha erken ulaştı. Sabahın ilk ışıklarında ırmak kenarında tek başına gözlem yaptığı sırada, aniden önünden uçarak geçen bir baykuş fark etti. Hazır durumda olan fotoğraf makinesiyle kuşu anlık bir refleksle görüntülemeyi başaran Sözen, çektiği kareleri incelediğinde karşılaştığı türün kır baykuşu olduğunu tespit etti. Daha önce Amasya gibi farklı illerde bu türü fotoğraflamış olmasına rağmen Zonguldak sınırları içerisinde ilk kez böyle bir ana tanıklık etmenin kendisi için büyük bir sürpriz olduğunu ifade eden Sözen, durumu hemen kentteki diğer kuş gözlemcileriyle paylaştı. Yapılan değerlendirmeler ve teyitler sonucunda, bu türün Zonguldak’ın kuş listesinde yer almadığı kesinleşti.
Göç yollarının sınırında bir durak
Kır baykuşunun dünya genelinde yaygın bir tür olmasına rağmen Türkiye’de daha kısıtlı bölgelerde gözlemlenebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sözen, Zonguldak’ın bu kuşun göç rotası üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekti. İstanbul Boğazı’ndan başlayarak iç kesimlere ve güneye uzanan geniş bir göç hattı üzerinde yer alan kır baykuşları, Zonguldak’ı genellikle bu rotanın sınır hattı olarak kullanıyor. Türün kentten oldukça seyrek geçiş yapması, bugüne kadar bölgede kayıt altına alınamamasının temel nedeni olarak değerlendiriliyor. Sözen, bu nadir karşılaşmanın ardından elde edilen verileri Türkiye’deki kuş türlerinin kayıtlarının tutulduğu Trakus platformuna yüklediğini, ayrıca dünya genelindeki gözlemcilerin kullandığı e-Bird sistemine de dahil edileceğini belirtti.
On yıllara yayılan bilimsel birikim
Zonguldak’taki kuş gözlemciliği faaliyetlerinin geçmişi, 1978 yılına kadar uzanan köklü bir süreci kapsıyor. 2014 yılında yayımlanan ve Milli Parklar tarafından basılan Zonguldak Kuşları adlı kitapta, o tarihe kadar tespit edilen 301 türün detaylı kayıtları yer alıyordu. Aradan geçen yıllarda gözlem faaliyetlerinin kesintisiz devam ettiğini belirten Sözen, Karakuş Zonguldak Kuş Gözlem Topluluğu aracılığıyla öğrencilerle birlikte sahada aktif rol aldıklarını ifade etti. Özellikle Çaycuma ve Filyos çevresinde kuş gözlemciliğine olan ilginin artması, yeni türlerin keşfedilmesine olanak tanıyor. Bu yıl ornitoloji seçmeli dersini alan altı öğrenciyle birlikte gerçekleştirilen saha çalışmaları, kentin biyolojik çeşitliliğinin daha yakından takip edilmesine ve 301 olan tür sayısının 320’ye ulaşmasına katkı sağladı. Bilimsel titizlikle yürütülen bu çalışmalar, Zonguldak’ın kuş varlığına dair envanterin güncel kalmasını ve bölgenin ekolojik değerinin ulusal platformlarda daha görünür olmasını sağlıyor.