Giresunlu fındık üreticileri, bu yıl mevsimsel dengesizliklerin kurbanı oldu. Hasat döneminin hava muhalefeti nedeniyle gecikmeli başlaması, üreticinin üzerindeki baskıyı artırırken, toplanan ürünlerin kurutulması süreci tam bir çıkmaza dönüştü. Sahil kesimlerinde etkisini gösteren yoğun yağışlardan kaçarak çareyi yüksek rakımlı yaylalara çıkmakta bulan çiftçiler, umduklarını bulamadı. Özellikle Kulakkaya Yaylası'na taşınan üreticiler, burada da sisli ve nemli havanın esiri oldu.
Yaylalarda beklenen güneş gelmedi
Sahil şeridindeki yağışlı havadan kurtulmak ve fındıklarını sağlıklı bir şekilde kurutabilmek amacıyla Kulakkaya Yaylası'nı tercih eden üreticiler, yaklaşık iki haftadır süren bir belirsizliğin içinde kaldı. Bölgede etkili olan yoğun sis ve nem, fındığın kurumasına engel olurken, üreticilerin emekleri de adeta çürümeye terk edildi. İnişdibi köyünden Ali Kemal Yılmaz, yaşadıkları zorlu süreci özetlerken, sahilin yağışlı olması nedeniyle yaylaya sığındıklarını ancak burada da günlerdir sisin dağılmadığını ifade etti. Yılmaz, fındığın hem geç olgunlaştığını hem de hasat sonrası kurutma aşamasında büyük bir engelle karşılaştıklarını belirterek, bu yılki iklim koşullarının üreticiyi her aşamada zorladığını vurguladı.
Emekler sisin altında kaldı
Yaylaya çıkan üreticilerin tek beklentisi, ürünlerini nemden arındırıp satışa hazır hale getirmekti. Ancak günlerdir süren sisli hava, fındıkların kurumasına izin vermediği gibi, ürünün kalitesini de tehdit etmeye başladı. Yılmaz, kendisi gibi birçok üreticinin aynı çaresizliği paylaştığını belirterek, sahilin yağmurundan kaçarken yaylanın sisiyle karşılaştıklarını ve bu durumun fındık kurutma mesaisini imkansız hale getirdiğini dile getirdi.
İklim şartları üreticiyi köşeye sıkıştırdı
Giresun genelinde yaşanan bu durum, sadece bir kurutma sorunu değil, aynı zamanda mevsimsel kaymaların tarımsal üretim üzerindeki doğrudan etkisini gözler önüne seriyor. Fındığın olgunlaşma döneminden hasat zamanına kadar her aşamada hava şartlarıyla mücadele eden üreticiler, şimdi de ürünlerini koruyabilmek için doğayla zorlu bir sınav veriyor. Yaylalarda bekleyişini sürdüren çiftçiler, sisin dağılmasını ve güneşin yüzünü göstermesini umutla beklerken, belirsizlik her geçen gün daha da derinleşiyor.