Gaziantep'in tarihi dokusunu keşfetmek isteyen yerli ve yabancı turistler, rotalarını artık şehrin yer altına çevirmiş durumda. Şahinbey ilçesinde bulunan ve 1282 yılında inşa edildiği bilinen Pişirici Kasteli ve Mescidi, sadece bir yapı değil, aynı zamanda kentin yüzyıllar öncesine dayanan su medeniyetinin en somut kanıtı olarak dikkat çekiyor. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girmesiyle uluslararası alanda da tanınırlığı artan bu yapılar, restorasyon süreçlerinin ardından bölge turizminin en önemli duraklarından biri haline geldi. Türk mimarisinde eşine rastlanmayan bu sistem, yerin 7 metre derinliğinden gelen suları livas adı verilen tüneller aracılığıyla şehre taşıyarak, geçmişte mahalle yaşamının merkezinde yer alıyordu.
Tarihin derinliklerinde bir yaşam alanı
Kastel Sorumlusu Nursena Gülsevgi, bu yapıların sadece su dağıtım noktası olmadığını, aynı zamanda dönemin sosyal yaşamının kalbi olduğunu vurguluyor. Gülsevgi, Pişirici Kasteli'nin 13. yüzyıldan günümüze ulaşan en eski ve en iyi korunmuş örneklerden biri olduğunu belirterek, yapının içerisinde tuvalet, yıkanma, abdest alma, çamaşır ve yün yıkama gibi kişisel bakım alanlarının yanı sıra ibadet bölümlerinin de bulunduğunu ifade ediyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2006'da başlatılan ve ardından 2016 yılında Şahinbey Belediyesi'nin dokunuşlarıyla tamamlanan restorasyon çalışmaları sayesinde, mekanın yeniden ibadete açılması bölge halkı için de büyük bir anlam taşıyor.
Sıcak yaz günlerinde doğal klima etkisi
Şehrin kavurucu sıcağından kaçan ziyaretçiler için kasteller, adeta doğal bir sığınak görevi görüyor. Çocukluğunda bu bölgede vakit geçiren Seyfi Genç, mekanın yıllar içindeki değişimini ve artan su miktarını hayranlıkla gözlemliyor. Genç, dışarıdaki güneşli ve sıcak havaya kıyasla kastelin içerisindeki 5-10 derecelik sıcaklık farkının, tarihi konakları gezen turistler için mükemmel bir serinlik molası sunduğunu belirtiyor. Dik kemerli kavisleri ve özgün mimari yapısıyla dikkat çeken bu alanlar, ziyaretçilere sadece tarihsel bir bilgi değil, aynı zamanda fiziksel bir ferahlık da vadediyor.
Mahalle dokusuyla bütünleşen restorasyon başarısı
Tarihi yapıların korunması ve turizme kazandırılması sürecinde en çok takdir edilen noktalardan biri, mahalle dokusunun bozulmaması oluyor. Gaziantep'e gelen misafirlerine bu eşsiz mirası tanıtan Nur Yılmaz, restorasyon çalışmalarının mahalleliyi yerinden etmeden, bölgenin ruhuyla bütünleşerek yapılmasının çok kıymetli olduğunu dile getiriyor. Yılmaz, bu tarihi dokunun yeniden canlandırılmasının kentin kültürel mirasına sahip çıkma adına atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu savunuyor. Bugün Pişirici Kasteli, hem geçmişin izlerini taşıyan bir müze hem de yaşayan bir mekan olarak Gaziantep'in turizm potansiyeline büyük katkı sağlamaya devam ediyor.