Havadis | Yaşam | Gazze'de Bir Hukuk Öğrencisinin Yarım Kalan Hayali: Uçurtma Uçurmanın Bile Yasak Olduğu Bir Coğrafyada Eğitim Mücadelesi

Gazze'de Bir Hukuk Öğrencisinin Yarım Kalan Hayali: Uçurtma Uçurmanın Bile Yasak Olduğu Bir Coğrafyada Eğitim Mücadelesi

Çorum'da düzenlenen bir söyleşiye çevrimiçi bağlanan Gazzeli Sawsan Alsultani, yıkımın gölgesinde eğitimlerini sürdürmeye çalışan gençlerin yaşadığı çaresizliği ve Türkiye'ye dair kurduğu hayallerin hüzünlü hikayesini gözler önüne serdi.

Çorum'da düzenlenen bir söyleşiye çevrimiçi bağlanan Gazzeli Sawsan Alsultani, yıkımın gölgesinde eğitimlerini sürdürmeye çalışan gençlerin yaşadığı çaresizliği ve Türkiye'ye dair kurduğu hayallerin hüzünlü hikayesini gözler önüne serdi.

Gazze'de Bir Hukuk Öğrencisinin Yarım Kalan Hayali: Uçurtma Uçurmanın Bile Yasak Olduğu Bir Coğrafyada Eğitim Mücadelesi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Çorum'da Hitit Üniversitesi tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen Gazze'de Üniversite: Yıkımın İçinde Geleceğe Tutunmak başlıklı söyleşi, katılımcılara unutulmaz ve bir o kadar da sarsıcı anlar yaşattı. Bedesten'de düzenlenen bu özel buluşmaya, Gazze Al Azhar Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitimini sürdürmeye çalışan Sawsan Alsultani, çevrimiçi bir bağlantı ile katıldı. Alsultani'nin anlattıkları, savaşın sadece binaları değil, gençlerin geleceğe dair kurduğu en temel hayalleri de nasıl hedef aldığını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. İnternet, elektrik ve temiz su gibi en temel insani ihtiyaçlara erişimin dahi imkansız hale geldiği bir ortamda, eğitimlerini devam ettirme çabası veren gençlerin hikayesi, salondaki herkesi derinden etkiledi. Sawsan Alsultani, savaşın yıkıcı etkilerini anlatırken, aslında her Gazzeli öğrencinin tek bir isteği olduğunu vurguladı: Sadece iyi bir üniversitede eğitim alabilmek.

Yıkımın Gölgesinde Eğitim Mücadelesi

Savaşın başlamasıyla birlikte hayatının tamamen değiştiğini belirten Alsultani, normal şartlarda çoktan mezun olması gerektiğini ancak yaşadığı zorluklar nedeniyle eğitimine ara vermek zorunda kaldığını ifade etti. Çocukluğundan beri Türkiye'ye karşı büyük bir hayranlık beslediğini ve bu hayali gerçekleştirmek için Türkçe öğrendiğini dile getiren genç öğrenci, kazandığı bursa rağmen Gazze'den çıkamadığı için yaşadığı derin üzüntüyü paylaştı. Gazze'deki üniversitelerin büyük bir kısmının ya tamamen yıkıldığını ya da kullanılamaz hale geldiğini belirten Alsultani, tüm bu psikolojik baskıya ve fiziksel imkansızlıklara rağmen pes etmemeye çalıştıklarını söyledi. Türkiye'deki öğrencilere seslenen Alsultani, sahip oldukları imkanların değerini bilmeleri gerektiğini hatırlatarak, Gazze'deki her öğrencinin şu an sadece eğitim alabilmeyi hayal ettiğini vurguladı.

Kalbi Gazze'de Kalan Bir Akademisyen

Söyleşide söz alan Hitit Üniversitesi doktora öğrencisi Amin AlAgha ise, savaşın başladığı günlerde Türkiye'de bulunmanın getirdiği çaresizliği anlattı. 6 Ekim'de Türkiye'ye geldiğini, ertesi gün ise Gazze'de savaşın patlak verdiğini belirten AlAgha, ailesiyle arasındaki mesafenin binlerce kilometreden çok daha ağır bir yük haline geldiğini ifade etti. Bedeninin Türkiye'de, kalbinin ise Gazze'de olduğunu söyleyen AlAgha, hocalarının kendisine gösterdiği destek sayesinde sadece bir yabancı öğrenci gibi değil, hikayesi olan ve hayalleri için mücadele eden bir birey olarak hissettiğini belirtti. İnsanın bazen kendi ülkesinde yaşananları değiştiremeyeceğini kabul etmenin ne kadar zor olduğunu dile getiren AlAgha, yaşadığı bu duygusal süreci katılımcılarla paylaştı.

Oyunun Bile Yasaklandığı Bir Coğrafya

Hitit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Metin Uçar ise, Gazze'de yaşananların sadece bir savaş değil, bir yaşamı yok etme çabası olduğunu savundu. İsrail'in çocukların eğitim almaması için önce okulları hedef aldığını, ardından doğrudan çocukları hedef alarak katlettiğini belirten Uçar, durumun vahametini çarpıcı bir örnekle açıkladı. Gazze'de çocukların uçurtma uçurmasının dahi yasaklandığını ve bu basit eylemi gerçekleştiren çocukların hedef alındığını ifade eden Uçar, oyunun eğitimin bir parçası olduğunu ve bu hakkın bile ellerinden alındığını vurguladı. Tüm bu kısıtlamalara ve soykırım boyutuna varan ablukaya rağmen Filistinlilerin geliştirdiği dayanışma stratejilerinin iyi anlaşılması gerektiğini belirten Uçar, Türkiye'deki öğrencilerin de bu süreçten çıkaracakları dersler olduğunu ve birlikte neler yapılabileceği konusunda daha fazla kafa yorulması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız